Sakaryamiz.NET - Kenan Sofuoğlu abisi için şampiyon oldu
Ekrem Karaberber
ekrem_karaberber
Kenan Sofuoğlu
kenan_s.jpg
Sakaryamiz.Net Ekran Koruyucu
Bank Asya - 1.Lig
Haftanın Maçları
 Bank Asya 1.Lig - 17. Hafta
Sakaryaspor 1-2 Kasımpaşa
Karşıyaka 1-0 Rize
G.Antep B.B
1-2 Diyarbakır
Adana 1-0 Samsun
Erciyes 1-1 Altay
Güngören 2-4 Bolu
Kartal 1-3 Karabük
      Giresun 2-0 Malatya
Manisa 3-1 Ordu

2008/2009 Puan Durumu
 S  TAKIM O P
1  Kasımpaşa 17
35
2  Manisa
17
34
3
 Karşıyaka 17 32
4  Diyarbakır 17 30
5  Rize 17 29
6  Altay 17 28
7  Kartal 17 25
8  Ordu 17 23
9  Bolu 17 22
10  Güngören 17 22
11  G.Antep B.B 17 21
12  Samsun 17 20
13  Malatya 17 20
14  Adana 17
20
15  Karabük 17 18
16  Erciyes 17
17
17  Giresun 17
16
18
 Sakaryaspor 17
9

Kenan Sofuoğlu abisi için şampiyon oldu

Kaynak: Aksiyon Dergisi


Kenan Sofuoğlu, ölen abisi için dünya şampiyonu oldu


Dünya Süpersport Motosiklet Şampiyonası’nda sezonun bitmesine 3 yarış kala şampiyonluğunu ilan eden Kenan Sofuoğlu tarihe geçti. Kenan ve ailesiyle, zirveye uzanan çileli yolculuğun ilginç anekdotlarını konuştuk. Ona şampiyonluk yolunu açan Almanya ve Katar'daki 'sır dolu' sürprizler de bu dosyada...


Havaalanında onlarca gazeteciyi görünce İrfan Bey’in dudaklarından şu cümleler döküldü: “Oğlum onca zorluğu aşarken neredeydiniz?” Aslında her şampiyonun hikâyesi aynı değil miydi? Çileli bir süreçten geçip mutlu sona ulaşmak ve bu uzun yolda kimsenin dikkatini çekememek. Kenan Sofuoğlu’nun da hikâyesi öyleydi ve babası, çiçeği burnunda dünya şampiyonu oğlunu karşılamaya geldiğinde böyle sitem ediyordu gazetecilere.

Geçen hafta motor sporlarında ‘çifte ilk’ yaşandı. İlk kez bir Türk, Dünya Süpersport Motosiklet Şampiyonası’nda dünya şampiyonu oluyordu. Sakaryalı Kenan Sofuoğlu, sezonun bitmesine 3 yarış kala dünya şampiyonluğunu ilan etti. Bugüne kadar hiç kimse sezonun bitmesine 3 yarış kala böyle bir başarıyı yakalayamamıştı. Sofuoğlu, toplam 14 etaptan oluşan şampiyonanın geride kalan 11 etabında 6 kez birincilik, 2 kez ikincilik, 1 kez de üçüncülük kürsüsüne çıkarken, en yakın rakibine 80 puan fark attı. Hollanda’nın Hannspree Ten Kate Honda takımı adına yarışan Sofuoğlu, tarihe geçen şampiyonluğunu İngiltere’nin Brands Hatch Pisti’nde ilan etti. Peki kimdi bu Kenan Sofuoğlu?


BAKTIM, ÇOCUK MOTORU UÇURUYOR

1983 yılında doğan Kenan’ın hikâyesi babası İrfan Sofuoğlu’nun 1966 yılında Sakarya’da açtığı tamirci dükkanıyla başlar. Kenan, 40 yıldır motorlarla iç içe olan İrfan Bey’in üç erkek çocuğundan en küçük olanıdır. İrfan Bey’in motorlarla olan bu ilişkisi haliyle çocuklarına da sirayet eder. En büyük oğlu Bahattin bir gün babasının huzuruna çıkar. “Bana, ‘yarışlara katılmak istiyorum’ dedi. Ben de bunu istiyordum zaten. 1996 senesiydi. Sezon ortasında yarışlara katıldı ve buna rağmen sezonu üçüncü bitirdi.” Sonra ortanca çocuk Sinan başlar yarışlara katılmaya. Yıl 1998’dir. O da başarılı yarışlar çıkartır. Ve iki yıl sonra, 2000 senesinde sıra müstakbel dünya şampiyonuna gelir: “Kenan çok ufaktı. Ona motoru vermiyordum. ‘Oğlum, motoru zapt edemezsin’ diyordum. O deliriyor motor için. O yıl Sinan kaza yaptı. Ayağı kırıldı. Ayağı kırılınca Kenan ‘Ağabeyimin motoruyla yarışayım’ dedi. Onu önce bir denemeye aldım. Otobanın kenarındaki yolda antrenman yapıyoruz, baktım çocuk motoru uçuruyor. Meğer ağabeyleri daha önce ona motor veriyorlarmış. Sonra birkaç drag yarışı yaptırdık. Kimle yarışıyorsa geçiyor. Ardından Bursa’da ilk kez resmî bir yarışa katıldı. Kazandı. Biz o zaman Honda bayisiydik. Onun bu hüneri duyuldu. Hondacılar bize, ‘Bu çocuğu piste sokalım’ dediler. Ona motor verdiler.”

Kenan girdiği yarışlarda kendisinden üst kategoridekilerin derecelerini yapmaya başlar. Onun mevcut şartlardaki başarısı herkesi şaşırttır. İrfan Bey, Avrupa’daki derecelerle oğlunun derecelerini karşılaştırır. Çok az fark vardır. Castrol sponsorluğundaki Honda, Kenan’ı Avrupa’da yarıştırma vaadinde bulunur. Ama iki sene boyunca bu gerçekleşmez. Derken 2001 ekonomik krizi sonrası aynı yılın kasım ayında Castrol sponsorluktan çekilir. Artık Sofuoğlu ailesi ortada kalmıştır.

KENAN DAHA GENÇ, O GİTSİN

Bütün bunlara rağmen İrfan Bey çocuklarından birini Avrupa’ya göndermeyi kafasına koymuştur. Ama üç başarılı oğlundan hangisini göndereceği konusunda kararsızdır: “Bahattin, Sinan, Kenan. Kenan çok hırslı. Sinan deli dolu; ama sabırsız. Bahattin ise aynı zamanda dükkânı idare ediyor. Zor karar benim için. Bahattin o dönemde bana, ‘Baba, Kenan daha genç; onu gönderelim’ dedi. İstanbul’da Selçuk Aslan adında bir motor imalatçısı vardı. O bize karavanını verdi. Bütün yol masraflarımızı da karşıladı. Biz de burada Bahattin’in arabasını ve iki motor satarak 50 bin Avro civarında bir parayı cebe koyduk. Sonra Avrupa yollarına düştük.”

İrfan Bey oğlunu ilk 600 cc’de Avrupa şampiyonasına sokmaya karar verir. Gittikleri ülke Fransa’dır. Meşhur Le Mans şehrinde ilk gördükleri, rakiplerin mekanik olarak kendilerinden oldukça ileri bir düzeyde olduğudur: “Ne ben çocuğa ‘Sen buradan derece çıkartamazsın’ diyorum ne de o bana ‘Burada başaramam’ diyor. İkimiz de birbirimizden düşüncelerimizi saklıyoruz. Antrenmanlarda Kenan virajda rakiplerini yakalıyor; ama düzde ona fark atıyorlar. İki motorumuz vardı. Kenan ikisini de parçaladı, onları yakalayacağım diye. İki motor ağır hasar görünce dedik ki biz bunu başaramayacağız. Türkiye’ye dönmeye karar verdik.”

TAM DA HER ŞEY BİTECEKKEN…

Sıralama yarışlarına dahi girmeden, İrfan Bey’in ifadesiyle pılı pırtıyı toplayıp Türkiye’ye doğru yola koyulurlar. Ama Türkiye’den o kadar ümitli çıkmışlardır ki, millet ne der düşüncesi de İrfan Sofuoğlu’nun kafasını meşgul ediyordur: “Tabii beceremediler diyecek herkes. Fransa’yı karayoluyla terk etmek üzere iken aklıma bizim Bahattin’in çok samimi olduğu Almanya’da yaşayan motorcu arkadaşı Aytunç Taş’ı aramak geldi. Çünkü yarışa katılmadan önce o bize ‘Bir ihtiyacınız olursa beni arayın’ demişti.” İrfan Bey Aytunç Taş’a durumu anlatır, Kenan’dan ümitli olduğunu ve ondan oğlunu Almanya’da bir yarışa sokmasını ister.

Aytunç Taş, kendilerine yardımcı olmak için elinden geleni yapacağını belirtir. İrfan Bey, Kenan’ı onun yanına bırakır, karavanıyla Türkiye’ye döner. Birkaç ay sonra Aytunç Bey İrfan Sofuoğlu’nu arar, Kenan’ı Almanya’da 25 senedir yapılan Yamaha R6 Shell Cup organizasyona sokabileceğini söyler. Bu, 600 cc’lik bir yarış kategorisidir. 15 bin Avro verilerek bu yarışa dahil olunuyor, bu parayı verene motor ve koruyucu elbise tahsis ediliyordur: “Aytunç’un telefonundan sonra Türkiye’den bir minibüs ayarlayarak Almanya’ya gittim. Kenan ilk iki yarışında üçüncü oldu. Ondan sonraki yarışlarda hep birinciydi. İlk defa katıldığı organizasyonda birinci olarak tarihe geçti.”


HEDEFİM ANA TAKIMDA YARIŞMAKTI

Kenan, daha sonra profesyonel olarak Almanya şampiyonasına çıkmaya karar verir. Lakin sponsorlara ihtiyaç vardır. Türkiye’de çalmadığı kapı kalmaz; ama bir kuruş dahi bulamaz. Birkaç Alman firmasının desteğiyle katıldığı şampiyonada Almanya ikincisi olur. Çok iyi bir sezon geçirir. Kenan’ın amatörlerdeki bu başarısı Yamaha’nın dikkatini çeker. Onu Avrupa Şampiyonası’nda yarıştırmaya karar verirler. Daha önce 600 cc’lik motor kullanıyordur. Şimdi ise 1000 cc’lik bir motor kullanacaktır. Pistleri bilmiyor, rakipleri tanımıyordur. Haliyle ilk etaplarda başarısız olur; ama sezonun ortasına doğru açılır ve Avrupa üçüncüsü olmayı başarır.

İkinci senesinde ise Avrupa ikinciliğini yakalar Kenan Sofuoğlu. Yamaha, kendisini tekrar 600 cc’lik kategoride yarıştırmak ister; ancak anlaştıkları iki pilottan dolayı Kenan’a ‘Seni denemeye tabi tutalım’ önerisi getirirler. Kenan bu teklifi kabul etmez. Sözü Kenan’a bırakıyoruz: “O sırada Privat dediğimiz takımlardan teklif vardı. 100 bin Avro’luk bir teklif bile yapılmıştı; ama kabul etmedim. Çünkü hedefim ana takımda yarışmaktı.” Babası bile Kenan’a ‘Oğlum 100 bin Avro iyi para’ demesine rağmen Kenan kararından dönmez.

Derken Hollanda’nın Hannspree Ten Kate Honda takımı Kenan’a bir haber gönderir: “Seni takımımızda görmek istiyoruz. Hemen Hollanda’ya gel.” 2006 yılının başlarıdır ve Kenan’ı Katar’daki testlere davet etmektedirler. Ancak bir türlü Avrupa vizesi alamaz Kenan. Hollanda takımının davetiyesine rağmen Hollanda Konsolosluğu da Kenan’a vize vermez. Babası anlatıyor: “Federasyonda Hamit Abbasoğlu vardı. O, çareyi Fransız Konsolosluğu’na gitmekte buldu. Bizzat konsolosa çıkarak durumu anlattı. Kenan’a 3 aylık turist vizesi verdiler.” Kenan Hollanda’ya gider gitmez ertesi gün takımla birlikte Katar’a uçar. Vize problemi burada da Kenan’ın başını ağrıtır: “Katar’a girmek için içerden birinin seni davet etmesi gerekiyor. Yoksa ülkeye giremiyorsun. Herkes içeri girdi ama ben Türk vatandaşı olduğum için kaldım.”


VE, KATAR’DA SON ANDA AÇILAN SIR KAPISI

Kenan o sırada babasını arar. Telefonda ağlamaktadır. Katar polisi de Kenan’ı geri gönderecektir. Kenan zar zor iki gün havaalanında ara bölgede beklemek için izin kopartır. İki günlük süre dolar. Artık yapacak bir şey kalmamıştır. Takım yetkilileri de onu içeri sokacak bir çare üretememişlerdir. “Tam ümidi kesmişken polislerden bir tanesi benim ülkeye girmeme izin verdi. Hani Samanyolu Televizyonu’nda sır kapısı programı var ya onun gibi bir şey.” diyor Kenan.

İçeri girdiğinde mekanikeri karşısındadır. Elinde Kenan’ın bavulu vardır. “Bana bavulumu getirmişti. ‘Seni içeri alamayacağız’ diyecekti. Beni karşısında görünce bir hayli şaşırdı”. Kenan’ın vize probleminin hallolması İrfan Bey’in ifadesiyle Allah’ın bir lütfudur. Çünkü Kenan o gün Katar’dan geri dönseydi bugün karşımıza dünya şampiyonu olarak çıkamayacaktı. Katar’da yapılan testlerde Kenan takımın beklentilerinden daha iyi dereceler elde etmeyi başarır ve takım onu kendi bünyesine katar. 15 gün sonra yine Katar’da Dünya Şampiyonası’nın ilk ayağı yapılacaktır. İlk ayakta Kenan üçüncü gelir. Dünya Şampiyonası’nın ilk ayağında ilk kez katılmasına rağmen üçüncü olması büyük başarıdır.

Oradan Avustralya’ya ikinci yarışa giderler. Kenan motordan düşer. Üçüncü yarış İspanya’dadır; Kenan yine motordan düşer. Takım yetkilileri de yavaş yavaş mırıldanmaya başlar. İrfan Bey’in de canı sıkılmaktadır: “Sezonun yarısına kadar Kenan bozuktu. Sadece Katar’da elde ettiği üçüncülük var. Ama Çek Cumhuriyetindeki yarışta derece yaptı. Ondan sonra Hollanda’da 1. oldu. Sonra Almanya’da da bir birincilik patlattı. Sezonu da dünya üçüncüsü olarak kapattı.”


DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU, EN KOLAYIYDI

Bu sene ise Kenan hem tecrübelidir hem de rakipleri tarafından dikkat edilmesi gereken bir motorcudur. Sezon başlar. Kenan 14 etaplık serinin ilk 11 ayağında 6 birincilik, 2 ikincilik, 1 üçüncülük elde ederek sezonun bitmesine 3 etap kala dünya şampiyonluğunu ilan eder. “Dünya Şampiyonu olmak, bugüne gelene kadar yaşadıklarımı göz önüne aldığımızda en kolay olanıydı.” diyor Kenan.

Geçen sene dünya üçüncüsü olduğu halde hiç kimsenin dikkatini çekmemişti Kenan. En büyük korkusu da dünya şampiyonu olduğu halde ülkesinde yine kendisiyle hiç kimsenin ilgilenmeyecek olmasıydı. Ama korktuğu gibi olmadı. Yediden yetmişe hemen herkes onun bu birinciliğini duymuştu. Son bir haftadır Türkiye’de çıkmadığı medya organı kalmadı. Sanki yıllardır bu güne hazırlanıyormuş gibi medyanın bu yoğun ilgisi karşısında oldukça rahattı. Tek derdi kendisine yarışla ilgili soruların değil de özel hayatıyla ilgili soruların sorulmasıydı: “1999 depreminde bizim ailemiz de enkaz altında kalmıştı. Bütün gazeteciler bana bu depremi soruyor. Yaşamla ilgili sorular soruyor. Bu sorulara cevap vermekte zorlanıyorum. Çünkü bana Avrupa’da hep işimle ilgili sorular soruyorlar.”


BEN DE BAŞBAKAN ERDOĞAN’I KUTLADIM

Ancak Kenan, motor sporlarının gelişmesi için adeta bir elçi gibi gelen her isteğe cevap vermeye çalışıyor. Yarıştan hemen sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini arayıp kutlamasını unutamıyor. “O an takım direktörüm yanıma geldi. ‘Seni Başbakan arıyor’ dedi. Beni başbakanın aradığına inanamadılar. Tayyip Bey beni kutladı. Ben de AK Parti’nin başarısından dolayı onu kutladım.”

Kenan’ın babası İrfan Sofuoğlu oğlu ile gurur duyuyor; annesi Nurhayat Hanım ise trafik kazasında kaybettikleri oğulları Bahattin’in bugünleri görememesine üzülüyor. “Bahattin, onun başarılı olmasını çok istiyordu. Onun isteğini yerine getirdi.” diyor Nurhayat Hanım.

Dünya şampiyonluğunu garantileyen Kenan, son üç yarışta oldukça rahat. Hedefi bir sezon boyunca 7 yarış kazanılan bu seride rekoru 8’e çıkarmak. Önümüzdeki sezon için hangi kategoride yarışacağına dair kararını ise henüz vermedi. Ancak muhtemelen bir ana takıma gidecek ve Süperbike kategorisinde yarışacak. O MotoGP’nin geleceğini çok parlak görmediğini ifade ediyor: “Orada 4 büyük takımdan birinde değilsen kazanma şansın yok. Ben böyle bir şeyi kabullenemem.” İstanbul Park Pisti'nin işletmesini alan Bernie Ecclestone’un kendisini MotoGP’de yarıştırmak istediğini söyleyen başarılı sporcu, “Ama ben bunu politik buldum. Önce Superbike kategorisinde yarışmak istiyorum. Superbike’ın geleceği çok parlak. Valentino Rossi bıraktıktan sona MotoGP’nin popülaritesi nasıl olur, bilmiyorum? 2009 yılı için Superbike’ın en büyük takımından resmî teklif var. Bir yıl daha bu kategoride kalıp yine şampiyon olabilir ve daha sonra bu önemli takımla Superbike’ta yarışabilirim. Şimdi son üç yarışı ve 2008 yılı için kararımı düşüneceğim”.



KENAN: 300 EURO BİLE ALAMADIM

“Bu çok külfetli bir iş. Bir atlet istediği yerde antrenman yapabilir. Ama ben nerede antrenman yapacağım? Bir antrenmanın maliyeti 50 bin Avro civarında. Bu sporda sponsorsuz ayakta durmak zor. Bazı firmalar ‘sana sponsor oluruz; ama 300 bin Avro ver’ diyor. Bırakın 300 bin Avro’yu Türkiye’den daha 300 Avro alamadım. Çok çileler çektim. Maddi güç yok, sahip çıkan yok. Bir tek ailem. O çilelerin sonunda Allah Teala da bana bu kapıları açtı.”



SOFUOĞLU, HIZINI FATİH'TEN ALIYOR!

2007 Dünya Supersport Motosiklet Şampiyonası’nda şampiyon olarak büyük bir başarıya imza atan 24 yaşındaki Kenan Sofuoğlu, kask sponsoru Shoei’nin, 2 yıldan bu yana kendisi için hazırladığı özel kaskı takıyor. Kaskta ay-yıldız, Osmanlı arması ve Fatih Sultan Mehmet’in resmiyle birlikte Kenan Sofuoğlu yazısı bulunuyor. Sofuoğlu, çok sevdiği ve örnek aldığı için Fatih Sultan Mehmet’in resminin kaska konulmasını özellikle istediğini belirtiyor.



KENAN'IN TAKIMI TEN KATE

Dünya şampiyonumuz Kenan Sofuoğlu iki yıldır Avrupa’nın en önemli takımlarından Ten Kate adına yarışıyor. Ten Kate, yıllık 10 milyon Avro’luk bütçeye sahip. Kurucusu Gerrit Ten Kate’in yeğeni Ronald Ten Kate yönetimindeki takımda dört sürücünün dışında 28 kişilik bir idari ve teknik kadro var. Takım, Avrupa’daki seyahatlerine tam donanımlı üç TIR’la çıkıyor.


Kenan Sofuoğlu:

Doğum Tarihi: 25.08.1983
Doğum Yeri: Adapazarı
Boyu: 1,74 cm
Kilosu: 68 kg.
Medeni hali: Bekar
Hobileri: Futbol, sinema, müzik
Favori yiyeceği: Balık, şiş kebap
Favori pistleri: Oschersleben, Nurburgring
Motor: HONDA



Cuma, 14 Eylül 2007 - Okunma sayısı: 5683
 
< Önceki   Sonraki >
© 2005 - 2009 Sakaryamiz.NET
Colors & Graphics designed by enderden