|
Fahri TUNA
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
--------------------------------------------------------------------------------
EKREM KARABERBER FABRİKASININ SON ÜRÜNLERİ
“Adapazarı ve futbol eğitimi” denilince, ilk akla gelen, 18 yıllık
kaleciliğinin ardından kırk yıl “Mercedesim” dediği velespitiyle
“binlerce genci eğiten” dev bir kahraman yaşıyor aramızda: Ekrem
Karaberber. Tam lakabıyla “Kaleci Ekrem”, mesleki lakabıyla “Terzi
Ekrem”.
Uzun yıllar Sakaryaspor altyapısında futbolcu yetiştirerek hizmet veren
Karaberber, 1985’te Sakaryaspor’da Teknik Direktörlük, daha sonra da
İdari Menajerlik görevini üstlendi. Yetiştirdiği futbolculardan 19’u
“milli forma”yı giyen Karaberber, Sakaryaspor’un minik takımından
itibaren; Türkiye 1. Futbol Ligi Gol Krallarından Aykut Yiğit, Hakan
Şükür, Bülent Uygun, orta saha yıldızlarından Oğuz Çetin, defans
oyuncularından Recep Çetin, Turan Sofuoğlu, Rahim Zafer’in
yetişmelerine büyük katkılar sundu.

Sakarya’da yüzlerce tanınmış futbolcu yetiştiren ve yetiştirdiği 19
futbolcusu A Milli olan Ekrem Karaberber, daha çok “futbolcu
fabrikatörü” olarak tanınıyor.
“YILDIZLAR TOPLULUĞU”
Elimde bir fotoğraf var, arkasında “2 Haziran 1990, Foto Şehir” yazıyor.
O tarihte “Yeni Sakarya”ya yeni transfer olmuşum, haftalık söyleşiler
filan yapıyorum. Ekrem Karaberber Atölyesinde 8-10 yıl eğitimden geçen
sekiz on genç, hadi onlara “Yıldızlar Topluluğu” diyelim, “yeni
uçmuşlar” yuvadan; sezon bitmiş yuvaya-Adapazarı’na dönmüşler.
Basın jargonuyla konuşayım: “Gurbet Kuşları” diye bir röportaj dizisi patlatmışım onlarla.
Bülent Uygun yeni transfer olmuş 2.Lig takımlarından Ankara
Şekerspor’dan 1. Lig takımlarından Kocaelispora, Rahim Zafer
Sakaryaspor’dan “yıldızların serpildiği” Gençlerbirliği’ne imza atmış,
Şaban Yıldırım Denizlispor’a uçmuş, Esat Karaberber Düzce Kervanspor
formasıyla 3.Ligin tozunu atıyor, filelere gönderdiği 24 golle takımını
şampiyon yaparken, hem krallığa yükseliyor, hem de 1. Lig takımlarından
Sarıyer’e imza atıyor. Orhan’la Kaleci Murat da Karadenizspor’dalar. O
fotoğrafta iki Bülent daha var; aynı takımdan yetişmiş; Bülent Pehlivan
ve Bülent Fidan (Ankara YSE’de).
O fotoğrafta yer almayan 3-4 genç daha var aynı “yıldızlar
topluluğundan”. Örneğin Soner Büyükergün ve Murat Bölükbaşı da
Salatspor’da oynuyorlar.
ONLARI BİR DE “EKREM HOCA”DAN DİNLEYELİM
Adeta “ikinci babaları” olan Ekrem Karaberber’den dinleyelim bir de
onları (1): " Bu grubun en çok beğendiğim tarafı, "birimiz hepimiz
için" felsefesinde hareket etmeleriydi. Arkadaşlık bağları çok ön
plandaydı. Hala da öyle görüyorum. 40 yıllık antrenörlük hayatımda beni
en çok arayıp soran da o fotoğraftaki gruptur".
Ekrem Karberber`e tek tek futbolcuları sorduğumuzda şunları söyleyecektir:
Bülent Uygun: ”- Gol atmayınca çıldırırdı; çok agresifti. Çok zeki bir futbolcuydu. Herşeyi mükemmeldi. “
Rahim Zafer: “- Hakan Şükür`le ikisine uzun boyları nedeniyle "deve"
diye hitap ederdim. Defansadamı olarak kafasını iykullanır, akıllı
hareket ederdi.“
Şaban Yıldırım: “- Şeytanın arka bacağıydı. Oyun içerisinde onun kadar
şeytani zekasını kullanan olamaz. Yeteneklerini saha içerisinde onun
kadar iyi sergileyenini görmedim.“
Esat Karaberber: “- Takım arkadaşlarına örnek olacak ahlakta bir
çocuktu. Çabuk, çok süratli, çok zeki hareketler yapıyordu. Gole
yakındı.“
Soner Büyükergün: “- Pervasız, acımayan agresif bir santrafordu. Hava
toplarına çok hakimdi. Hakan`ı Hakan Şükür yapan da aslında odur. “
Murat Bölükbaşı: “- Çok çabuk ama dengesizdi.“
Murat Göksu: “- Eşi benzeri bulunmayan dört dörtlük bir kaleciydi aslında. Düşündüğüm yere gelemedi; aşırı sinirliydi.“
Orhan Odabaşı: “- Gördüğüm stoper-liberolar arasında, ordusunu bir
general gibi en iyi yönetendi. Gerektiğinde de gider golünüatardı.“
ESAT: O TAKIMIN EN BÜYÜK ÖZELLİĞİ “KARDEŞLİK”TİR.
Grubun temel direklerinden Esat Karaberber’e “o takımın temel
özellikleri neydi?” diye soruyorum. Halen Sivaspor’da Lorant’ın
yardımcılığını başarıyla sürdüren Esat cevap veriyor: “- Ekrem Hocanın
çalıştırdığı takımlara aşıladığı üç esas vardır: 1. Kardeşlik, 2.
İnançlılık, 3. Ahlaklı olmak. Fotoğraftaki takımın en belirgin özelliği
hepimizin “kardeş gibi” olmamızdır. Halen de öyleyizdir. İki örnek
vermek isterim: Samsunspor-Sivasspor maçına iki saat kala stadyumda
sahayı gezerken, sahanın ortasında koyu bir muhabbete başladık.
Samsunspor’un başında Çapa Şaban Yıldırım’la Ahmet Seçgin, Sivasporun
başında Arap Bülent’le ben. 10-15 dakika bir muhabbet, gülmekten
kırılıyoruz. Ben rahmetli Arif Hocamızın (Omaç) taklidini yapıyorum
filan. Komediyi seyirci şaşkın gözlerle izliyor. 2-1 kazandık o maçı.
Sezon başı olmasa o muhabbeti görenler şike yaptığımızı zanneder. “ (2)
HAKAN ŞÜKÜR’DEN KALECİ MURAT’A İLTİFAT
Sakaryaspor minik takımından itibaren 7-8 yıl yan yana oynayan o
takımda, Hakan Şükür bir yıl sonrasıdır; Baba Soner’in yedeğidir; zaman
zaman takıma girer ama aynı “kardeşlik duyguları” onun için de
geçerlidir. Esat anlatmaya devam ediyor: “Hakan da o takımdan
sayılabilir. O da kardeşimizdir. 3-4 hafta önce Sivaspor-GS maçı öncesi
takımı ısıtıyorum. Kale arkası tribünü “Hakan Şükür” temposuyla onu
tribüne çağırdı, gitti selamladı Hakan, dönüşte ben aynı tempoyu
tuttum, geldi sarıldık öpüştük, gırgır şeyler konuşuyoruz. Birlikte
Petkoviç’i ısıtan o takımdan kaleci antrenörü Murat Göksu’ya gittik,
sarıldı öpüştüler. Hakan, “Sivasspor’un neden bu kadar az gol yediği
kaleci antrenöründen belli” diye Murat’a iltifat etti. Biz böyleyizdir.
Mevkii makamı ne olursa olsun, o takımdakiler ister Juventus’ta
oynasın, ister Real Madrid’i çalıştırsın hepimiz eşitiz ve kardeşizdir.
Kandillerde mesajlaşır, bayramlarda Ekrem Hocanın elini öpmeye geliriz.
En azından hepimiz birbirimize bayram mesajı çekeriz.”
YILDIZLAR TOPLULUĞUNUN LAKAPLARI
Tribündekilerin “ölmeye ölmeye geldik” gibi kan ve şiddet kokan
sloganlarına rağmen, sahada çok komik olaylar yaşanır. Bir kere 8-10
yıl yan yana oynar da birbirlerine lakap takmazlar mı? Takarlar elbet.
Arkadaşlarının GSM telefonuna hala lakaplarıyla kayıtlı olduğunu
gösteriyor ve lakapların öyküsünü anlatıyor Esat Karaberber:
“BABA Soner” (Büyükergün): Eli tespihli dolaştığı ve Sinan Turhan’a özendiği için,
“ARAP Bülent” (Uygun): Esmer olduğu için,
“BUTRO Esat” (Karaberber): Butrogeonyo’ya hayran olduğu ve benzemeye çalıştığı için,
“RAYKO Rahim” (Zafer): Rahim’in kısaltılmışı. Asıl lakabını söyleyemem.
“ÇAPA Şaban” (Yıldırım): Sol ayağıyla çapa gibi topları topladığı için.
“HASBİ Murat” (Göksu): Babasının adı Hasbi olduğu için, ki Murat çok kızar bu lakaba.
“CELLO Orhan” (Odabaş): Babasının adı Celal olduğu için.
“ŞÜKRÜ Bülent” (Pehlivan): Babasının adı mağazalarının ismi Şükrü olduğu için.
“VAHİ Bülent” (Fidan): Vahi Öz’ün taklidini sık sık yaptığı için,
“KÖSTEBEK Murat” (Bölükbaşı): Her maça çıkarken ayağını 10 kez yere vurduğu için.
BÜLENT UYGUN
1971 yılında Adapazarı’nda doğdu. Sakaryaspor minik takımında futbola
başladı. Ankara Şekerspor’un ardından Kocaelispor’a transfer oldu.
Başarılı bir orta saha oyuncusu olarak dikkat çeken Uygun, 1993’te
Fenerbahçe’ye transfer oldu. 30 maçta 22 gol atarak 1. Türkiye Ligi gol
kralı oldu. Fenerbahçe’deki 4 sezonda 107 lig maçında 39 gole imza atan
Bülent Uygun, ardından Kocaelispor’a verildi. Ayağının kırılması
üzerine 1,5 yıl sahalardan uzak kalan Uygun, ardından Dardanelspor,
Trabzonspor, Zonguldakspor ve Sivasspor formalarını giydi. 2003 ocak
ayında futbolu bırakan Bülent, halen Sivaspor’da menajerlik
yapmaktadır. 11 kez A, 17 kez Ümit, 13 kez A Genç, 14 kez B Genç milli
olan Bülent Uygun’un, milli forma altında 8 golü bulunuyor. (3)
ŞABAN YILDIRIM
1970, Adapazarı Ozanlar Mahallesi doğumlu. Adapazarı Ticaret Lisesi’ni
bitirdi. Sakaryaspor Minik Takımında futbola başlayan Yıldırım, A
Takıma kadar yükseldi. 1991’de Denizlispor’ transfer oldu ve 2 sezon
oynadı. 1993’te Bursaspor’a transfer olan Şaban yıldırım, 7 sezon
yeşil-siyahlı takımın sol kanat savunmacısı olarak görev yaptı. 5 ay
kadar Çanakkale Dardanel’de kiralık olarak oynadı. 17 .08. 1999
Depreminden sonra tekrar Sakaryaspor’a dönen Yıldırım, 2001’de futbolu
bıraktı. 1 sezon Sakaryaspor Minik Takımı’nı, 1 sezon da Genç.Takımı
çalıştıran Yıldırım, 2003-04 sezonunda Sakaryaspor’un başına teknik
direktör olarak getirildi ve Süper Lige çıkışta büyük pay sahibi oldu.
2004 ekim ayından itibaren Süper Ligde mücadele eden Sakaryaspor’da
tekrar teknik direktörlük görevini üstlendi. 2005-2006 sezonunda ilk 8
maç Süper Ligde Samsunspor’u çalıştırdı. 11inci haftadan itibaren
2.LİGA da İstanbulspor’u çalıştırmaktadır.
RAHİM ZAFER
9 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak 1971 yılında Adapazarı’nda
doğdu. Şehit Abdullah Ömür İlkokulu, orta ve liseyi Adapazarı
Lisesi’nde tamamladı. Gazi Ü. Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu’nu
bitirdi. Futbola 12 yaşında Sakaryapor altyapısında başladı ve temel
eğitimini Ekrem Karaberber’den aldı. 1989 yılına kadar Sakaryaspor’un
genç, amatör ve A takımlarında oynadı. Bu sürede Sakaryaspor’un Türkiye
Kupası ve UEFA Kupası mücadelelerinde forma giydi. 1986-89 yıllarında B
ve A Genç Milli Takımlarında oynadı. Gençlerbirliği (1990-96), BJK
(1996-2001), Diyarbakırspor (2001-2002), Sakaryaspor (2002- üç ay),
Kore’nin DAEGU FC Takımı (2003-2004) takımlarının formalarını giydi. A
Lisans Antrenörlük diplomasını aldı (2004). 6 kez A, 26 kez B-A Genç ve
Ümit olmak üzere 32 kez Milli formayı giydi.
ESAT KARABERBER
Kaleci-teknik direktör Ekrem Karaberber’in en büyük çocuğu olarak 1968 yılında Adapazarı’nda doğdu.
İlköğretimini M. Kemalpaşa İlkokulu’nda, ortaokulu Merkez Atatürk
Ortaokulu’nda ve liseyi 1. Endüstri Meslek Lisesi’nde tamamladı.
Anadolu Ü. İktisat Fk. 2. sınıftan ayrıldı. Futbola 10 yaşında
Sakaryapor altyapısında başladı, temel eğitimini Ekrem Karaberber’den
aldı. 1988 yılına kadar Sakaryaspor’un minik, yıldız, genç, PAF ve
amatör takımlarında 10 yıl oynadı. 1988 yılında Düzce Doğsan’da
profesyonel oldu. Forvet ve forvete yönelik orta sahada oynadı. Futbol
hayatı: 3. Ligde Düzce Doğsan 1988-89, 1989-90- 24 golle 3.Ligde gol
kralı), Süper Ligde Sarıyer (1990-91, 1991-92), 2. ligde Sakaryaspor
(1992-93), 2. ligde Eskişehirspor (1993-94, 1994-95), 3. Ligde
Profilospor (1995-96), 2. Ligde Sakaryaspor (1996-97), 3. Ligde Asaş
(1997-98, 1998-99), 3.Ligde Düzcespor (199-2000), 3. Ligde Beşyüzevler
(1999-2000), 3.Ligde Üsküdar Anadolu (2000-2001). 2001 senesinde
futbolu bıraktı. A Lisans Antrenörlük diplomasını aldı (2005). Kısa
süre sigortacılıkla iştigal etti. 2005-2006 sezonunda Süper Lig
takımlarından Sivasspor’da Lorant’ın yardımcılığı görevini
sürdürmektedir.

-------
1) Ekrem Karberber, 1927 Adapazarı doğumlu, kaleci (18 yıl) ve teknik
direktör (40 yıl), 19 Mart 2006 tarihinde yaptığımız görüşmeden,
2) Esat Karaberber, 1968 Adapazarı doğumlu, futbolcu-teknik direktör,
18 Mart 2006 tarihinde AKM’de gerçekleştirdiğimiz görüşmeden,
3) Tuna Fahri, Sakarya Ansiklopedisi, yayımlanmamış ansiklopedi notlarından, mart-2006, Adapazarı,
Pazar, 17 Eylül 2006 - Okunma sayısı: 9616 |