Kazım Arslan
Admin
   
OfflineÜyenin Yaşı:
38
Şehir: Baden / CH
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 3199
Farklı Düşünüyorum..
|
 |
« Yanıtla #22 : Haziran 14, 2008, 00:27:40 » |
|
Uğur;
Bizim bildiğimiz Cavcav, birçok manada oldukça güçlü biri olsa gerek ya da bugüne kadar bize öyle tanıtıldı. Eğer açıklamada kendisi kast edilmiş ise, bu açıklamayı yapanların ya çok cesur olması ya da arkalarında bizlerin tahmin bile edemediği "yardımcı güçlerin" olma ihtimali ilk akla gelendir. Bu konuda birileri belki bir gün bizleri aydınlatırlar. Özellikle hukuk tanımayan, kaba kuvvete ya da o yönde korkutmaya yönelik olduğunu tahmin ettiğim yukarıdaki tehditlerden bu sonucu çıkarıyorum. İş bilmez denilen Belediyecilere sunulan "reçete" iyi hoş da, diğer bir kesim tarafından o reçete sunulan adamların aşağılanmasını normal karşılayabiliyor muyuz? Ben karşılayamıyorum. Açıklamadaki birkaç nokta dikkatimi çekmedi, beni hayrete düşürmedi dersem yalan söylemiş olacağım. Fikirlerin paylaşılmasının sadece "samimi" olanlara mahsus olmasinda mahsur görmediğim ve doğru bulduğum gibi, son zamanlarda gelişen olaylarda, Tatangalar ya da üst kademesinin "samimiyetinden süphe duyduğumu" söylersem umarım kimse bunu yadırgamaz.. Önüne geleni doğru ya da yanlış hırsız yapanların (ki her birey suçu kanıtlanıncaya kadar suçsuzdur), ha bire hakaretler yağdıranların hiçbir tepki almamaları bence dikkat çekicidir.. "Sakaryaspor Sakaryalıların değil, sadece Tatangalarındır" diye bağıranların ardından, hemen başka bir konuda "Sakaryaspor Halkındır" derseniz belki bazıları inanabilirler ama ben bunun hangi samimiyete dayandırılarak anlatıldığını sorarım. Tatmin edici bir cevap alabilmem için ise, o "Sakaryaspor sadece Tatangalarındır" diyenlere daha önce "Hayır böyle konuşamazsınız, bu yanlış bir yaklaşımdır" denilmesinin gerekliliğine inanırım.
"Burası Sakarya, burdan çıkış yok" gibi çok aciz ve hiçbir zaman tutulamayan, saçma sapan bulduğum bir sözün, benzeri ya da devamının "Kamuoyuna Açıklama" şeklinde sunulduğunda, bu açıklamayı yapanların en azından benim tarafımdan ciddiye alınmadığını da söylemekte bir sakınca görmüyorum..
Şeffaflık isteyenler, acaba kendilerinin kapalı bir kutu olduklarının farkındalar mı? Şeffaflık istemek için önce şeffaf olmak gereklidir. Herkese, her kesime eşit mesafede olunması gereklidir. Peki öyle midir?
Doktora tezi olan, okumuş ya da okumamış ama efendi, kendileriyle konuşulabilen ve karşısındakine hiçbir zaman hakaret etmeyen arkadaşlarımızı sevgiyle selamlayıp tenzih ederken, hoş olmayan hal ve tavırlarda bulunan diğer farklı insanların da aynı oluşum içinde ya da aynı çatı altında olduklarını hatırlatmak isterim. Tatangaların sesi olan Web Sitesindeki hakaret ve aşağılamalar aynen devam etmekte olunca, ciddiye alınma olasığı da ortadan kaybolmaktadır.
Sakaryaspor Sakaryalılarındır ve buna Tatangalar da dahildir. Sakaryaspor sadece Tatangaların değildir. Belki yüzlerce kere söylemişizdir ve yine söyleyelim; Geniş bir tabana hitap etmedikçe, yapılacak işler yukarıdakine benzer bir açıklamadan öteye gitmez, gitse de destek bulmaz. Yine söyleyelim, siyaset yapmiyoruz dense de, "Sakaryaspor Siyasetten kurtulsun" yerine "Aziz aday olmasın" kampanyası dendiğinde otomatik olarak bir kesim karşınıza alınmış ve kopukluk başlamış olur.. Siyasete ucundan da dokunulsa, illaki bulaşılmış olundugunu söyleyen sadece ben olmayacağım ve değilim de..
Düne kadar "Belediye'den kurtulmalı" denirken, benim de dahil olduğum bir kesim hep Belediye'de kalmasından yana olduğumuzu söylemiş, kısmen tepki çekmiştik.. Simdi Cavcav ismi duyulunca, herkes ne hikmetse "Sakaryaspor Belediye'de kalmalı, sadece Aziz gitmeli" demeye başladı. Finansal Destek konusunda bence en iyisi de bu olacaktır. Belediyenin sorumlusu kişiler, parayı verdikleri kuruma karışmasınlar demek bence biraz ayıba kaçmaktadır. Siz çalıştığınız ve sorumlusu olduğunuz bir Firma'da, parayı ödedikten ya da imzayı attıktan sonra hiç hesap kitap sormuyor musunuz? Ya da güvendiğiniz isimlerle çalışmak istemiyor musunuz? Hem Belediye'den ayrılsın, hem Belediye finansal destek vermeye devam etsin, hem de Finansal konularda karar veren mercilere "bok atılsın".. Kimse kusura bakmasın, işte bu hiç de etik olan bir şey değildir.. Ki bu bok atma olayı, geçen sene ve bu sene olan değil, fi tarhinde "Biz ona buna destek veriyoruz, Aziz'i desteklemiyoruz" denilen gün başlamış, "çapulcu" deyimleriyle ve tribünden yapılan "toplu küfürlerle" devam etmiştir..
Gelin ve görün ki herkes kendine göre haklıdır.. O zaman ben de, hem de sapına kadar haklıyım..
Önce samimiyet olacak.. Ama herkeste ve herkese.
Önce herkes kendi kulağından biraz çekecek, sonra diğerlerine tepki koyacak.. Ciddiye alınmak için önce bu gerekli.
|