|
Konu Başlığı: 17 Ağustos'u Unutmayın, Unutturmayın!.. Gönderen: Yasin Topbaşlı üzerinde Ağustos 17, 2005, 14:12:24 Gece sabaha dönmüyordu.Karanlıktı yüreğim gibi içimin cız edişi gibi...
Her zamanki gibi 12:30 yaptık saati annem balkondan hadi sizin eviniz yokmu herkes evine gitsin yatsın sabah elbet tekrar görüseceksiniz diyordu aynı mahallede yanyanaydı evlerimiz yücel , selçuk hasan ve benim.. Yattım ama içim buruk yattım istanbuldan gelen amcamın oğlu ve yengem uzun süredir sakaryada olmasına rağmen benim çalışmam akşamları gezmeye cıkmamızın dısında görüşme olanağı tanımıyordu.. İşten cıkmış eve gitmek üzere elimi yüzümü yıkıyordum ki amca oğlum ve yengem yarın gideceklerini akşama amcamlara gelmemizi orada kalacaklarını söylüyor bizden orada olmamızı istiyorlardı.. Akşam olup amcamlarda toplandığımızda sabaha cıkamayacaklarını benim orada kalsam benimde su an bu satırları yazamıyacağımı nerden bilebilirdim ki... Gırgır muhabbet samata saat 11 gibi ''Ee artık biz kalkalım'' dedik Amcaoğlum oturduğu yerden zıpladı hayır bu gece burda kalıyorsun son gecem yarın dönücez istanbula uzun züredir sakaryadayım bir türlü adam gibi vakit geciremedik çalıştığın için deyip dert yanıyordu. Çok yorgunum sen bize gel sabah işe gidicem dedim olmaz sen kal dedi inatlastık ama ciddi anlamda yorgundum ve bi şekilde kalmak istemiyordum amcamlarda.. Ayıp ettin dedi cıktık gittik.... Evin önüne geldiğimizde yücel , selçuk , hasan herzamanki mekanımızda balkonun altında oturmuslar muhabbeti sürdürerek geceyi neselendiriyorlardı 12:30'a kadar bende oturdum onlarla daha sonra annemin sesi yankılandığında balkonda hepimiz evlere dahılmıştık.. Yatağıma yattığımda bu yasıma kadar ''Deprem'' kelimesini sadece ''Japonyada su büyüklükte deprem oldu can ve mal kaybı yok'' diyen haber spkerlerinden duymus birde babamın 1967 Adapazarı depreminden bahsederken ''Ben o zamanlar simit satardım deprem olduğunda carsıdaydım evimiz uzaktı yere düştüm havuzun suyunu bir sağa bir sola giderken içindeki suyun boşalmasını gördüm evimiz aklıma geldi sonra ayağa kalktım kosarken papuçlarım götüme vuruyordu'' dediği anları anımsıyorum. Bunun dısında bilmem Deprem nedir nasıl can alır benim yüreğimle birlikte canlarımı nasıl alır götürür... Babamın sesi ile uyandım ''Yasin odadan çık kardeşini al odadan çık'' diye bağırıyordu. Uyku sersemi babamı dinlemek bir yana ne olduğunu anlamamakla beraber kardeşimin ağlayısı ile kendime geldim onun elinden tuttuğum gibi salona cıktım annem ve babam üstünü giymeye calısıyor bir yandanda yerde devrilen vitrinin cam kırıkları ile dolu halı üzerinde dolasıyorlardı biz bi kenarda babamı ve annemi bekliyorduk kardeşim ile birbirimize sarılmış.. Dısarıdan ''Aynur,Fuat dışarıya çıkınn'' diye bağırdıklarını duydum komsularımızın kapının önüne cıkacaktık ki ayakkabılık kapının önünü kapamıs dısarıya cıkmamızı engelliyordu onu kaldırdığımızda kapıyı açtığımızda sarsıntı bitmiş kapının önüne cıkmıstık ama nasıl bir çıkma... Kapının önünde yeni yapılan catı katının olduğu gibi giriş kapısının önüne yıkıldığını görmüş belkide o panik halinde deprem olurken cıkmıs olsak hepsinin bir anda altında kalacağımız gözümün önünden geçmişti.. Arabanın camları kırılmısdı içine girip hemen mahallenin önündeki kocaman tarlaya cıkmıstık yaz akşamlarında o tarlada saatlerce top oynayarak büyüdüğümüzü bildiğim tarla bir anda tüm mahallelinin evi olmustu adeta herkes birbine aynı soruyu soruyor ''Bişeyiniz varmı'' diyordu... Hava aydınlanmak bilmiyordu karsı mahalledeki yıkılan evin etrafından çığlıklar yükselmeye başladığında gece hiç bitmeyecek sandım.. Gittik abktık ki sadece bir kişi enkaz altında kalmıs onuda yücelin babasının uğraşları sonucu Traktörlerinin krikosu yardımı ile zor bela cıkarmıstık neyseki bişeyi yoktu... Bir anda aklım Babaannem ve dedemin evine gitti kerpiçten bir evdi ve eskiydi baba dedemler dedim. Arabaya biner binmez atladık gittik hava aydınlanmak üzereydi ama manzara çok ama çok kötüydü hemen her 3 evden biri yıkılmış mahallemize güzel cehre kattı dediğimiz binalar resmen kağıt kuleler gibi alt alta geçmişti. Babaannemlerin evine vardığımızda korktuğum basıma gelmişti sokak basında ev sahipleri oturmus caresizlikle yaralanan yerlerini sargılamaya calısıyor kimseyi düşünemez halde olduklarını bir nevi gösteriyorlardı. Kapının önüne geldiğimizde ne kapısı ...... mahalleden içeri girdiğimizde ayakta kalan bina yoktu o korkunç manzara babamı ve beni bekliyordu Enkaz yığını olmus ev babaannemlerin evinden baskası değildi.... Babam görür görmez elleri ile kazımaya dedem ve babaannemim sesinin geldiği yere doğru ilerlemeye çalışıyordu sağolsunlar ev sahipleri nefes alacak kadar acmıs boğazlarına kadar olan kısımı hala duruyordu o beton yığını içerisinde.. Babam o durumu gördüğünde bir kenera yığılıp kaldı istifra etmeye ağlamaya abşladığında tüm sinirlerinin boşaldığını gözlemliyebiliyordum. Elimden gelen hiç bişey yoktu babamlamı uğrasacaktım o yardım bekleyen iki ihtiyar zavallı insanlarla mı. Aklıma arabayla geldiğimiz geldi atladığım gibi mahalleye geri döndüm tarlaya öyle bir giriş yaptım ki araba ile herkes bir anda arabadan inene kadar toplandı... Babaannem ve dedem dedim ''Enkaz altındalar Allah rızası için yardım edin '' diye haykırdığımı ve bir anda ağlamaya başladığımı hatırlıyorum o ufacıcık araba bir anda insanlarla dolmus benide yanlarına alarak enkaz basına doğru gittik.. Arabadan iner inmas herkes dört elle bir yandan beton yığınlarını tırnakları ile ayıklamaya diğer yandan arada kalan esya odun parcalarını o Allahın verdiği kudret ile parcalıyordu saat 11:00 olmustu cok az kalmıstı cıkardık sayılırdı enkaz içinden ama arka arkaya gelen artçı depremler resmen bize hiç geliyordu.. Çıkarmıstık babananemin ağrıları vardı hastanaheye vardığımızda 17 Ağustos 1999 depreminin büyüklüğünü anlamıştım... Bir yanda cesetler diğer yanda insanların sedyeyi bir kenera bırakın o paramparca olmus vucut parcalarını narkozsuz dikmeye calısan doktorların yetişemediği hemşireler.... Hele bir babanın kucağındaki ''Doktor kızım ölüyor yetiş'' diyehaykırışı vardı ki sormayın hala kulaklarımda cınlar durur. Mosmor olmus yavrucak için yapılacak bişey kalmadığını doktor söylediğinde adam resmen soka girip tepki vermemesi bei bir hayli etkilemişti... Babaannemin ağrıları artmıs basına getirecek doktor bulamamışken birde başıma babam cıkmıstı yere yatırdık ki babaannemi babam düştü bayıldı hemşireye haykırsam bağırsam yetişin desem ne olur resmen insanları canlı canlı dikiyor ölenleri bir kenara koyuyor üzerine carsaf bile örtmeden ailesine haber veriyorlardı bu durumda mı cağıracaktım hemşireyi kendi imkanlarımla babamı ayılttım.. Babaannem hala ağlıyor ''kaburgalarım kaburgalarım'' diyordu yaslı kadın... nihayet doktor bir kaç saat gibi bir zamans onra bizede ulasmıstı amaresmen son demlerini yasayan susuz bir çeşme misalidüştüm düşecektim ne cesetlere ne babaanneme ne babama nede dedeme bakabilecek halim kalmıstı ki nerden geldiğini anlamadan komsumuz ahmet abi ve annemi gördüm karsımda annemde resmen sok olmustu.. Annemi onların basında bırakıp amcamlara bakmaya gideceğimi söylemiştim yürümeye başladığımda nerden bilebilirdim ki 17 Ağustosun yüreğimi yakacağını,canlarımı alacağını,akşam konustuğum amcamın oğlu ile hiç bir yaz tatilinde bir daha beraber olamayacağımızı,yeğenimin konservatuar okumak isteğini gerçekleştiremeden kefeni dahi olmayan mezara gireceğini,yaşı 3 ve 5 olmasına rağmen kocaman yürekleri ile ''Yasin abi bizde kalsana'' dediklerinde bu sözlerin onların son sözleri olacağını... Ya amcamın bir daha ''hadi yeğenim hazırlan almaya geliyorum'' deyip o günleri hiç unutamadığım anları bir daha yakalayamıyacağımı,bulamayacağımı,göremiyeceğimi..... Yengelerim canımın içleri yemeklerine gülüşlerine kurban olduğum insanların bir gün sonra yanında olamayacağını bilmek ne acıdır hiç yaşadınız mı ? Yola cıktığımda gördüğüm manzaralar adapazarının neredeyse yerle bir olduğuydu. O sokak...... Girdiğimde yan binanın kolonlarından koparak bizimkilerin evinin üstüne olduğu gibi resmen bir maket edası ile çökeceğini rüyamda görsem inanmazdım. Ama karsımdaydı Eniştem kurtarma ekipleri köpekler hepsi enkaz üstünde bişeyler arıyordu... Hayır dedim kendi kedime bu yanlıs sokak burası benim amcamın canlarımın olduğu ev olamaz yanlıs sokak dedim kendi kedime ama eniştemi gördüğümde o acı rüyadan uyandım kostum evin yanındaydım ellerim basımın arasında olduğum yere çöktüğümü hatırlıyorum. Eniştemin ''şöle gel yavrum engel olmayalım adamlara'' deyip beni kenara aldığını biliyorum hepsi enkaz altındaydı saat 3:00 olmus biz kimseye ulasamamıstık hala artık ağlamaktan gözlerimde ne yas nede ayaklarımda derman kalmıstı aclıkmıs ailemmiş babammıs kimse yoktu aklımda sadece oradan cıkacak bir ses yada ''Yaşıyorlar'' diyecek bir ses duymayı umuyor bekliyordum.. O reklamlarda depremin yıldönümlerinde duyduğunuztelevizyonlar tarafından kullanılan ses efekti varya ''Sesimi duyan Var mı ?'' işte o sesi ilk duyduğum andı kurtarma ekiplerinden duyduğumda ne aı bir cümleydi ''Sesimi duyan Var mı ?'' ama arkasından gelecek sesi beklemek o sesi duymaktan daha beter daha acıydı.. Kalbime her defasında verilmeyen cvpla bir bıcak saplanıyor bir kursun giriyordu. Enkaz üztüne cıktığımda bir umut görmek istemiştim ölseler bile cesetlerini ama eniştem anında kaptığı gibi beni indirdi biliordu tecrübeliydi 1967 depreminde oda ailesinden canlarını kaybettiğinde cocuktu ve onu aylarca etkilemişti benimde en az etkilenmem için beni aldı götürdü mahalleye.... 2 gün gectiğinde hala enkaz altından cıkmayan Büşram ve Ömerim vardı onlar daha 3 ve 5 yaşalrındaydı enkaz bize onları vermiyor binanın kolonları altında kaldığından ağır iş makinalarını bekliyorlardı haykırdım ''Nedennnnn Neden Allahım neden biz geri ver onalrı bize''........... Ses seda cvp yoktu amcam,yengem,sevalim,amcaoğlum,diğer yengem artık enkazaltında değildi...Bir yandan ölülerine kavustuğumuz için onlaramı sevinmeliydim yoksa diğer yandan diğer iki yavrucağı cıkaramayısımıza mı.. Şükrediyordum onları cıkardığımıza sdonradan duyduk ki ne insanlar canlı canlı diğer insanları kurtaralım derken ölmüş iş makinaları giren enkaz altında parçalara ayrılmıs kolu bacağı kopmus..Allaha şükür bizim ölülerimizin hepsi sapasağlam cıkarılmıstı.. 4. günün sonunda işmakinesi yardımı ile onlarıda cıkardık hepsini toprağa verdiğimiz an acılan boylu boyunca cukuru görünce dahada arttı resmen uzunca bir cukur kefen yok yıkama yok elbiseler ile atılan cesetler iş makineleri ile gelen 100lerce ceset üzerleri kireçlendikten sonra üstü kapanıyor oralar onlara mezar oluyordu... Büyük Amcama bağırdım ''yoksaaaa yoksa bizim cenazelerimizdemi''? diye hayır olm sen rahat ol onları bir imam bulup yıkatıp kefenletip öyle gömdüm ellerimle dedi rahatlamıstım buda bizim için kötünün iyisiydi.. Konyadan yengemin babası gelmiş akrabaları bizlere torunlarını kızını damadını soruyordu kimseden cvp alamaysıları o acı sonla karsı karsıya kaldıklarının bir göstergesiydi.Anlamışlardı yıkılmıslardı 1000lerce km gelmişlerdi torunlarına kızına kavusma ümidi ile ama görememişlerdi son bi kere görememişlerdi.Bu acımızı arttırıyor ayakta kalmamız için artık bir sebep yok dedirtiyordu öyle bir yürek acısıydı.... Amcam Şentürk : Deli dolu aldığı yeni arabasından inmeyen hep yeğenim diyen oğlum diyen baka bişey demiyen ''Yeğenim bitane onu ben yetiştirdim kimse laf söyleyemez'' edasıyla beni savunusu hala gözlerimin önünde... Yengem Fethiye : O güldüğünde gözlerinin içine kaçması yeğenim diyerek kemiklerimi kırarcasına sarılısı konyaya her yazdan yaza gittiğinde bana ihide getirişi ''Bunları sana aldım'' diyerek hediye etmesi hiç ama hiç unutulacak bişey değil. Ya yemekleri konyanın etli ekmeğini bir yapardı ki ben öyle bişey hayatım boyunca yememiştim bunu anladım... ''Hadi be yengecim neredesin????'' Büyük Amcamın Karısı Hanife Yengem : İstanbula her gidişimde ilk eve girdiğimde kaçacak delik aradığım anlar gelir aklıma hanife yengemi andıkca o yanağımı ısırısı ''hosgeldin canım'' deyişi fındığı cok sevdiğimi bilerek önüme cuvalı getirişi amcamla tatlı atısmaları amcamın gençlik yıllarında yazdığı mektupları hep beraberken okuyarak onunla dalga gecmesi amcamı kızdırması..... Amca Oğlum Göksel : O benim çocukluk arkadasım sırdasım kankam amca oğlumdu her yaz tatilinde ya o bize ya ben onlara giderdim istanbulu onun sayesinde karıs karıs iyi bilirdim hergün biyere giderdik. Sakaryada bir bahçe içerisinde büyürken elmaya,armuda,şeftaliye,üzüme nasıl daldığımızı anlatır milleti kırıp gecirirdik... Buraya kadarmıs be amca oğlu buraya kadarmıs ''O gece nerden bilebilirdim ki benimde o evde olsam ÖLECEĞİMİ senin benim yanıma gelsen KURTULABİLECEĞİNİ...'' Kaderdi inanmak gerekdi... Amcamın kızı Seval : Sesi sibel can gibi buğulu ve hostu daha orta okula gidiyor ama şimdiden konservatuar hayelleri kuruyordu onda o kapasiteyi gören bizlerde resmen arkasında duruyor onu üniversite yıllarında asla yanlız bırakmıyacağım sözünü veriyor ev arkadasını kendime kız arkadasım yapıcam diye bile takılıyordum... Ama hayelleri gerceklestirememek en acısıda onu o sıralarda göremeden o kara toğrağa vermek beni içten içe yedi bitirdi... Amcamın Oğlu Ömer : Daha ilk okula yeni başlayacaktı ''Abi bak çantam bu nasıl güzelmi?'' deyişi yok mu....... Her defasında o gece kulaklarıma noolur bizde kal bu gece deyişi geliyor geldikçe ben gidiyorum... Daha kaç kere sana sarılabildim ki ömerim neden bırakıp gittin beni... ? Amcamın kızı Büşra : O dişlerinin şeker yüzünden dökülüşü arasından cıkan sözcüklerin pertevliği onu sevimli olması için yaradan Allaha şükrettiriyordu bize.. Taki o gece yatağında depreme yakalana dek...Evin içinde öteye beriye kosturusu laf dinlemeyişi yengemin poposuna vurduğunda babasına şikayet edişi..... Ah be Allahım beni ne diye almadın onların yanına Çok özlüyorum sizi çooook.. Bu yüzden sizden bir ricam var ben bu satırları yazarken dün gibi hatırlayarak yazıyorsam sizde unutmayın ki bunlar herkesin basına her an gelebilir bu yüzden asla ama asla 17 AĞUSTOS 1999'u UNUTMAYIN UNUTTURMAYIN... Yasin. 17/082005 16:06 Konu Başlığı: Ynt: 17 Ağustosu unutmayın unutturmayın Gönderen: Kadir Bozcan üzerinde Ağustos 17, 2005, 17:34:57 Vallaha yasin abi allah sabır versin. 17 ağustos 1999 tarihini hiç bir zaman unutmayız unutamayız. O geceki insaların haykırışlarını,ağlayışlarını,feryatlarını nasıl unutabiliriz.Allah İnşallah hiç bir zaman birdaha böyle felaketlerle bizi karşı karşıya getirmez.
Depremde Ailesini,Akrabalarını,Yakınlarını,Dostlarını Ve Değer Verdiklerini kaybeden dostlarımıza kardeşlerimize abilerimize tekrardan başsağlığı diliyorum. Konu Başlığı: Ynt: 17 Ağustosu unutmayın unutturmayın Gönderen: Kazım Arslan üzerinde Ağustos 17, 2005, 19:00:40 Yasin'im.. Eline yüregine saglik.. Zor günlerdi.. Ben böyle agir yasamadim..
Bizim kayiplarimiz azdi.. En azindan "yakin" olarak.. Allah ölenlere rahmet etsin Insallah.. Ölenler için herkesi en azindan bir kez "Fatiha" okumaya davet ediyorum.. Konu Başlığı: Ynt: 17 Ağustosu unutmayın unutturmayın Gönderen: Olgun Yeşil üzerinde Aralık 21, 2006, 21:01:25 abi be yine beni o günlere getirdin :((depremde benim hiç bi yakınım can wermedi ama o acıyı yaşanların bi miktarda osla anlayabilirim) tekrar allah ölen dostlarımız,watandaşlarmıza,arkadaşlarımıza baş sağlığı diliyorum''el fatih'a''
Konu Başlığı: Ynt: 17 Ağustosu unutmayın unutturmayın Gönderen: Anıl Köroğlu üzerinde Ocak 08, 2007, 23:58:28 o an o gün o yıl asla unutulmaz yaşayan bilir ama allah kımseye bir daha yaşatmasın o acıyı
Konu Başlığı: Ynt: 17 Ağustosu unutmayın unutturmayın Gönderen: Uğur Özgür üzerinde Ocak 09, 2007, 02:35:05 unutmak mümkün mü..
Konu Başlığı: Ynt: 17 Ağustosu unutmayın unutturmayın Gönderen: Cüneyt Koç üzerinde Şubat 10, 2007, 11:53:59 Hatırlamak istemiyorum o kareleri... Hayatımdan sildim!
Konu Başlığı: Ynt: 17 Ağustos'u Unutmayın, Unutturmayın!.. Gönderen: sakaryali_tatanga üzerinde Mart 05, 2007, 18:41:27 allah kimsenin basına vermesin benimde yakınım ölmedi fakat teyzem korkudan felç geçirdi ve 6 sene sonra öldü benim kimsem depremden ölmese bile sakaryadan 1 kişinin bile ölmesi benim için bir yakınımın ölmesi demektir sakaryalıların hepsi akrabam hepsi abim ablam anam babam kardeşim dir ölenlerin yakınlarına allah sabır versin hepimizin başı sağolsun :'(
Konu Başlığı: Ynt: 17 Ağustos'u Unutmayın, Unutturmayın!.. Gönderen: SerkanKilic üzerinde Nisan 14, 2007, 19:19:17 :'( :'(Allah ölenlerin mekanini cennet yapsin. unutmak ne mümkün; abimi ve yegenimi kaybettim...
gerci depremi ertesi günü unutanlar olmustu. bi gurup o zamanlarin meshur laila sini protestoya gitmistik :knuep.. Allah kimseye tekrarini yasatmasin.. Konu Başlığı: Ynt: 17 Ağustos'u Unutmayın, Unutturmayın!.. Gönderen: Anıl Karadan üzerinde Ağustos 05, 2007, 12:32:42 12 gün sonra o yaşadığımız afet olaylarını dünyaya hatırlatmalıyız.
Ölenlerin, kaybettiklerimizin anısına; ''Unutmadık, Unutturmayacağız..'' Konu Başlığı: Ynt: 17 Ağustos'u Unutmayın, Unutturmayın!.. Gönderen: Kazım Arslan üzerinde Ağustos 14, 2007, 20:52:31 http://images.imageload.biz/deprem87ecb.swf Konu Başlığı: Ynt: 17 Ağustos'u Unutmayın, Unutturmayın!.. Gönderen: Uğur Özgür üzerinde Ağustos 15, 2007, 16:18:00 zor günlerdi...
17km ötedeki iş yerimden koşarak gelirken evime...gelene kadar sağlı sollu şahit olduğum manzaralar içimde yıkıntıdır hala. zor günlerdi... amcamınoğlu fatihim...38saat yaşadığın enkaz altından çıkaramadık seni.Ey isyan eden kul çıkartsaydın ya ne acizdin. zor günlerdi... 5 yeğenimi yengemi kaybettiim enkaz altında... son sözlerim şehitlerimize fatiha olsun. el fatiha. |