Sakaryamiz.NET
Cumhuriyet Mitingcilerine Çağrı
Sakaryamiz.NET Forumları
Aralık 03, 2008, 21:55:55 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Yok..
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cumhuriyet Mitingcilerine Çağrı  (Okunma Sayısı 413 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Burak Bıyıkoğlu
Genel Mod
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 26
Şehir: Sakarya / TR
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 1166


Sevgimizin adı "SAKARYA"


« : Şubat 19, 2008, 22:03:25 »

Tandoğan'ı, Çağlayan'ı, Sıhhiye'yi dolduran ve belirli bir duyarlılıkla bir şeyler yapma gayreti içinde olan kitleye seslenmek istiyorum. Gönülden, sevgiyle, saygıyla, empatiyle...
Üstelik "Sen kim oluyorsun da" diye yapılacak incitici, yaralayıcı tepkilere rağmen seslenmek istiyorum. Bu ülkenin evlatları defalarca birbirine düşürüldü. Cepheler oluşturuldu evlerin içinde, kamplar kuruldu kardeşler arasında. Bir zaman sonra anlaşıldı ki; bütün olayların arkasında sembolleri maske gibi kullanan derin bir yapı var. Sular durulduğunda hep görüldü ki; olan, bir avuç iyi niyetli insanımıza oluyor. Çünkü onların arkasında boşu boşuna tüketilmiş seneler kalıyor. Güç odakları her defasında aynı senaryoyu, farklı aktörlerle sahneye sürmenin kıvancını yaşıyor ve maalesef insanımız aynı tuzağa defalarca düşmek zorunda bırakılıyor...

"Korkuyorum, endişe ediyorum" diyorsun. Emin ol ki, bu duygun, korktuğunu söylediğin kitleleri de üzüyor. Onların da yüreğini burkuyor. Kimin, kimi korkutmaya hakkı var? Belli ki bir iletişim kazası yaşanıyor yeniden. Belli ki birileri, endişelerimizi körüklüyor provokasyonlarla... Korku ve endişeyi yenmenin tek bir yolu var: Yüzleşmek! Bir araya gelip, gözlerimizi gözlerimize odaklayarak, yüreklerimizi yüreklerimize bağlayarak çıkış yolları aramak. Ne kadar isterdim ki, mesela, başörtülü çocuklarla bir araya gelin, "Nedir evladım sizin derdiniz?" deyin ve başörtüsünü siyasetin elinden alın; ortak bir çözüm paketi hazırlayın.

Meydanları dolduran, hiçbir servise hizmet etmeyen ve gerçekten endişe taşıyan arkadaşlar, dostlar, vatandaşlar! İnanın ilk yanlış "Siz bu ülkenin düşmanısınız" yargısıyla başlıyor. Ötekine düşman gözüyle baktığınızda kendi cephenizde yapılan her yanlışa doğru, karşı tarafta yapılan her doğruya yanlış demek zorunda kalıyorsunuz. Tabii ki bu ülkede de, her ülkede olduğu gibi, hainler çıkabilir; ancak inanın bu ülkenin sevdalısı kadar hiçbir ülkede kara sevdalı adam sayısı toplumda ezici bir çoğunluk oluşturmaz! İnsanlara topyekûn düşman, hain, satılmış gibi sıfatlar takarak yol almak mümkün değil, sempati kazanmak muhal, taraftar edinmek imkânsız. Üstelik oyuna gelme ihtimali çok yüksek...

Kusura bakmayın; ama oluşturduğunuz dinamizm, şefkat ve merhametten uzak bir görüntü veriyor. Kullanılan hırçın üslûp "Ben endişe ediyorum" demekten daha çok, "Benden endişe duymalısın" mesajını veriyor. İnsanları incitiyorsunuz. Bayrak herkesin bayrağı; onunla "Öteki" dövülmez. Cumhuriyet herkesin cumhuriyeti; onunla "Öteki" dışlanmaz. Ne kadar birleştirici unsur varsa hepsini parçalanma vesilesi yapmak; en azından bu öğelerle ayrışma zemini oluşturmak, bu ülkeye hiçbir fayda getirmez. N'olur insanlara şefkatle yaklaşabilseniz, onların da size saygı duymasını temin etseniz...

Söylemek zorundayım ki; meydanlarda kullanılan dil yanlış, üslûp kötü, anlama gayretinden mahrum, anlaşılma talebinden uzak. Üstten, tâ tepeden bir bakış. Söz kümeleriniz küçümseyici bir yaklaşımın başarısızlık sonucu hırçınlaşmış üslûbu gibi duruyor. Köylü muamelesi yaptığınız halk kitlelerinin sizi anlamasını beklemek, safça bir düşünceye, çocukça bir gayrete benziyor. Anlaşılmak için anlamak gerekir; sevilmek için sevmek gerektiği gibi.

Sen de görüyorsun artık kimi "vatanseverler"in çete bağlantılarını. Kendine ulusalcı diyenlerin memleketi kaosun içine atmak için gösterdiği gayretler ortada. Demek ki senin samimi duyguların üzerinden egemenlik savaşı verenler var. En iyisi mi toplum katmanlarının arasına örülen korku duvarlarını yıkalım, bir araya gelelim, en aykırı fikirleri dinlemeye tahammül edelim, karşı tarafı anlama gayreti içine girelim. Sivil toplum böyle oluşur, sivil inisiyatif böyle ele alınır. Sorunların üstesinden ancak toplumsal dinamiklerle gelinir. Gelin, önyargıların bize reva gördüğü deli gömleklerini çıkaralım üzerimizden ve bütün sorunlara empatiyle yaklaşalım. Bu millete, bu milletin cumhuriyetçi ve demokratik tecrübesine yakışan da budur!

 
Ekrem DUMANLI

19 Şubat 2008, Salı, Zaman
« Son Düzenleme: Mart 01, 2008, 20:19:07 Gönderen: Sinan Derman » Logged

"Direnişin ve Dirilişin Telaffuzu SAKARYA"
Sponsor Linkler
Reklam
*****
Offline Offline

Hayali Üye


View Profile
Ynt: Cumhuriyet Mitingcilerine Çağrı
« Posted on: Aralık 03, 2008, 21:55:55 »

Logged
Uğur Özgür
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 31
Şehir: Mezitli, Mersin / TR
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 1479


Yusuf Affan Özgür


WWW
« Yanıtla #1 : Şubat 25, 2008, 20:09:00 »

Ah be Burak öyle bir konu açmışsın ki...

Yok yok susmak ve erdem olmak daha doğru sanırım.

Selamlar kardeşim.
Logged

Yeşilinde sımsıkı bağlılık Siyahında yırtıcı isyan...
Ömer Özdil
Uzman Çavuş
****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 22
Şehir: İstanbul / TR
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 480


Karşılıksız sevdik


« Yanıtla #2 : Nisan 29, 2008, 10:18:22 »

birbirimizi dusunmekmi??bırbırımıze dusurmek mı??? sorunda burda yatıyor..
Logged


Yeşil ile Siyah...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
© 2005 - 2008 Sakaryamiz.NET
Colors & Graphics designed by enderden