1.Yöntem
KUŞKU YARATMAKFitne ehli Hristiyan misyoner genellikle, kendine av olarak seçtiği Müslümanla din hakkında konuşurken, ondan mümkün olduğu kadar çok “Bilmiyorum!” cevabı alabileceği soruları/sorunları gündeme getirmeye çalışır.
Bunun için önceden iyice hazırlandığı ve İslâmî bilgisi yetersiz olan hemen herkesi kolaylıkla bocalattırabilecek soruları birbiri ardınca sıralayarak Müslümanın kafasını iyice karıştırır, gönlünü bulandırır. Bu konuda yeterli dozu elde ettiğine inanır inanmaz da gündeme getirdiği soruları en “makûl”(!), gönüle ve kulağa en hoş gelen sözler ve tezlerle bir bir cevaplayarak sözümona “sorunları çözmeye”(!) ya da en azından “aydınlığa kavuşturmaya”(!) başlar .
Fitne ehli Hristiyan misyoner özellikle bu yöntemi kullanmakta belli başlı iki amacı vardır:
1. İslâmî bilgisi yetersiz/imanı zayıf Müslümanda dinî hakkında kuşkulara düşmesini sağlamak;
2. Uygun zaman ve zemîni bulur bulmaz başlayacağı Hristiyanlık propagandasının fazla zorlanmaksızın kabul görebilmesini sağlamak için kendisinin dinî bilgi konusunda ondan ne kadar üstün olduğunu karşısındaki kişiye kanıtlamak!
DİKKAT!Sakın fitne ehli bir Hristiyan misyoner olduğundan kuşkulandığınız bir kimsenin İslâm/inanç/iman konularında ikircikli sorular ve yaklaşımlarla kafanızı karıştırıp, gönlünüzü bulandırarak inancınız konusunda şüpheye düşmenize yol açmasına izin vermeyin!
Dininizi yalnızca aslî kaynaklarından, yani mubârek Kur’ân’ı ve Muazzez Peygamberimizin (s.a.v.) İslâm âlimlerince ittifakla muteber kabul edilen hadis külliyatlarını okuyarak öğrenin!
UNUTMAYIN!Her fitne ehli Hristiyan misyoner yalnızca ve yalnızca Müslümanlara, kelimenin tam anlamıyla “Hristiyanlık satabilmek” amacıyla İslâm’ı hemen hemen her yönüyle inceleyerek öğrenmiştir; yani Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, dîni İslâm konusunda ciddî ve ilk bakışta neredeyse ikna edici bir bilgi birikime sahiptir!
Ancak fitne ehli Hristiyan misyonerler kendini, Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, mubârek Kur’ân’da dile getirdiği Hakikat’i bilmek/öğrenmek konusunda bir ilgi/gayret göstermek yerine, Hristiyanların yalnızca tahrif edilmiş kitaplarına ve Kilise Kurumu’nun öğretilerine dayandırdıkları din anlayışlarının propagandasını yaparak, yakaladıkları herkesi kendi yollarına çelmelerine hizmet etmeye adadıkları, bundan da belli bir maddî/manevî menfaat sağladıkları için kalbileri, Sünnetullâh gereği mühürlüdür!
UNUTMAYIN!Her fitne ehli Hristiyan misyoner sizinle mâsumâne bir fikir alış-verişinde bulunmak için değil, yalnızca ve yalnızca zihninizde inancınız/imanınız konusunda mümkün olduğu kadar çok kuşku yaratmak ve böylelikle sizi İslâmdan uzaklaştırmak için yanınıza yaklaşıp sizinle konuşmaya ve sözümona “dostluk”(!) kurmaya çalışır!
DİKKAT!Mubârek Kur’ân ve Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, dîni İslâm konusunda bilgileriniz eksik ya da kısıtlı olabilir…
Sizi kendine av olarak seçen fitne ehli Hristiyan misyoner, bu zaafınızı sezer sezmez sizi mubârek Kur’ân ve Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, dîni İslâm konusunda yanlış yönlendirmelerle sözümona “aydınlatmaya/bilgilendirmeye”(!) çalışacaktır. Böyle davranmasının tek sebebi bir süre sonra misyonu gereği sinsi sinsi başlayacağı –hâşâ!- “Kur’ân Mesajını Çürütme Operasyonu” nun başarıya ulaşabilmesi için gereken kaygan zemini hazırlamaktır.
DİKKAT!Size bir şekilde musallat olan fitne ehli Hristiyan misyoner, Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, dîni İslâm konusunda ne kadar bilgili ve iyi niyetli görünürse görünsün, siz mubârek Kur’ân ve/veya Muazzez Peygamberimiz (s.a.v.) hakkında doğru ve sağlıklı bilgi edinmek konusunda yalnızca bir Mü’min ve/veya Mü’mine bir Müslümandan yardım isteyin!
Çünki:
BismillâhirrahmânirrahîmDaha önce kendilerine vahiy verdiklerimiz, onu kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar: Ancak bilin ki, onların bazısı Hakikat’i bile bile örtbas eder; Rablerinden gelen Hakikati!
(2 Bakara 146-147)
UNUTMAYIN!Hiçbir fitne ehli Hristiyan misyoner sizin mubârek Kur’ân’ın taşıdığı mesajı öğrenmenize asla yardımcı olmayacaktır, olamaz da!
Tam tersine, onun tek hedefi sizi Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, dîni İslâm’dan soğutmak, uzaklaştırmak ve nihayet tamamen kopartarak gerçek bir İslâm ve Müslüman düşmanı haline getirmektir!
Bu yüzden dinî bilginizden pek emin değilseniz ve sizinle sözümona “dostluk”(!) kurmaya çalışan, fitne ehli bir Hristiyan misyoner olmasından şüphelendiğiniz bir kişi dinî bilginizi sınamaya kalkışırsa, hiç çekinmeden, derhal onunla sohbetinizi kesin ve: “Siz besbelli ki Müslümanlara Hristiyanlık propagandası yapmaya çalışan fitne ehli bir Hristiyan misyonersiniz! Benim sizin gibilerle bu tür konuları görüşmekten yapacak daha önemli işlerim var, kusura bakmayın!” diyerek yolunuza devam edin!
UNUTMAYIN!Fitne ehli Hristiyan misyonerler size “satmaya” çalıştığı soru ve çağrışımların hemen hepsi de sağlam bilgiye sahip Mü’min ve Mü’mine Müslümanlar tarafından defalarca çürütülmüştür.
Kaldı ki eğer fitne ehli Hristiyan misyonerlerin gerçek amaçları “inançlararası bir diyalog” kurmak olsaydı, öncelikle dinî bilgileri sağlam bir Müslümanla temas kurmaya çalışarak Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, dîni İslâm hakkında doğru ve sağlıklı bir bilgilenme yoluna gider ve buradan hareketle ortak bir anlaşma/tanışma zemini elde etmeye çalışırlardı. Fakat görünen odur ki fitne ehli Hristiyan misyonerler hep aynı soruları yalnızca ve de özellikle kendilerinden şüpheye düşmeyecek kadar saf kurbanlar seçerek, defalarca sormaktadırlar.
Eğer şu ya da bu sebepten dolayı fitne ehli Hristiyan misyonerlerin iyi niyetine inanmış ya da inandırılmışsanız, önce onların Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, dîni İslâm konusunda bilgilenmek veya “inançlararası bir diyalog” kurmak için neden böyle bir yöntemi seçtiklerini ve bu yöntemde ısrar ederek ne kazanmayı umduklarını sorun kendinize!
DİKKAT!Fitne ehli Hristiyan misyonerler genellikle Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, dîni İslâm konusunda yeterli bilgi altyapısına sahip olmayan, inançları yerine oturmamış ya da zayıf, kendi kültür iklimlerine yabancılaşarak Batı/Hristiyan dünyasının değerlerine özenen gençlerin yoğun oldukları ortamları kendilerine “av sahası”, özellikle de gizli amaçları hakkında asla kuşkuya düşmeyecek kadar saf, yalnızlığa itilmiş, savunmasız, korunmasız, zayıf Müslümanları da “av” olarak seçerler. “Av”larını tuzaklarına düşürebilmek için de “usta”(!)larından aldıkları “Satış Yöntemleri Geliştirme” dersleri doğrultusunda mümkün olan en “baştan çıkartıcı/ikna edici ağzı/söylemi” geliştirip ortaya koyabilme konusunda büyük çaba sarfederler!
Bazınız, önce fitne ehli Hristiyan misyonerlerin karşılarındaki kişiyi ikna etmek için öne sürdükleri tezleri dinleyip, sonra Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, dîni İslâm’ın bunlara verdiği cevabı öğrenmeyi isteyebilirler ki ileride muhatap olabilecekleri benzeri karşılaşmalarda daha iyi hazırlıklı olabilsinler.