Sakaryamiz.NET
Hey gidi günler hey..
Sakaryamiz.NET Forumları
Aralık 04, 2008, 00:38:21 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Yok..
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hey gidi günler hey..  (Okunma Sayısı 384 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kazım Arslan
Admin
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 38
Şehir: Baden / CH
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 3013


Farklı Düşünüyorum..


WWW
« : Aralık 02, 2005, 00:06:40 »

Hey gidi günler hey diye başlayalım.  Smiley

Zamanında oynadığımız bir oyun (!) aklıma geldi de yazayım, paylaşayım dedim. Vakti zamanında elektrik boruları ile kâğıttan yaptığımız ince külahları üfleyerek savaş yaptığımız aklıma geldi de. Şimdi hatırlıyorum da, oldukça tehlikeli olan bu oyunda (!) birilerinin hayatını bile karartabilirmişiz diye düşünüyorum. Belki bizden sonraki nesiller, bizden daha genç olanlar da oynamışlardır ama ben bilmiyorum.

Boruları ya inşaatlardan bularak ya da elektrikçi dükkânlarından satın alarak tedarik ederdik. Yumuşak olan borular tabii ki işimizi istediğimiz şekilde görmezdi. Sert olan plastik borular en idealiydi. Ah bir de kâğıt sorunu olmasaydı ne güzel olacaktı. Gazete kâğıdından yapılanı hiçbir şeye benzemezdi. Bir kereden fazla da kullanılmazdı. Defter ve Dergi gibi kuşe kâğıtlardan yapılanı daha makbule geçerdi. Abimin belki de itina ile hatıra diye sakladığı okul defterlerini çok kullanmışımdır. Defteri ortadan "cart" diye böldükten sonra, sayfaları dikine bir daha ortadan keser külah yapardık. O külahları yapmak da bir sanattı. En hızlı ve uzağa gidebilen ince ve uzun külahları yapmak herkesin başarabildiği bir şey değildi. Külahı istediğimiz şekline getirdikten sonra sivri olan kısmını dilimizle tükürüklemek suretiyle yapıştırır, açılmasın diye de belli bir teknik ile ısırırdık. Sanki tükürüğümüzde zamk varmışcasına gerçekten de açılmazdı.

Ucuna iğne veya çivi takarak, tahtaya çizdiğimiz hedefleri de oniki'den vurmaya çalışırdık. Uzun olan borular tabii ki çok daha iyiydi. Boru uzadıkça, külahı da o kadar daha uzağa atabilirdik. Bunlara kısaca uzun menzilli ve kısa menzilli borular diyebiliriz. Tabii askerin makinalısı olurdu da bizim ne eksiğimiz vardı? Kabul ediyorum, makinalısını yapmaya ne tekniğimiz yeterliydi ne de malzememiz. Ama kibrit kutularını aralık oluşturmak suretiyle, çift namlulu silah yapabiliyorduk. Hatta "Şarjör" misali hazırladığımız külahlıklarımız, zaten sınırsız olan "çocuk fantezimizin" süper ürünleriydi. Yoksa, aynı borunun on santimlik bir bölümünü üste yapıştırarak, dürbünlü silah yapmak aklımıza gelir miydi? Kuş avlamak gibi, olmaması gereken bir düşünce içinde bulunduğumuzu da hatırlıyorum. Kediler, sadist olanlarımızdan (kısmen ben de dahilim) çok çekmişlerdir.

Annemin kızmadığı ve oynamamı yasaklamadığı tehlikeli oyunlardan biridir. Anacığım hakkını helâl etsin, iyi ki de izin vermiş, iyi ki de kızmamış. Gelişim ve vücut sağlığı açısından, şimdiki bilgisayar oyunlarından çok daha faydalıydı.

Ahh ah.. Nerede o günler?
« Son Düzenleme: Aralık 02, 2005, 00:09:45 Gönderen: Anonymous » Logged

Her lafa verilecek bir cevabım vardır..
Önce lafa bakarım "laf mı?" diye; sonra söyleyene bakarım "adam mı?" diye..


Sponsor Linkler
Reklam
*****
Offline Offline

Hayali Üye


View Profile
Ynt: Hey gidi günler hey..
« Posted on: Aralık 04, 2008, 00:38:21 »

Logged
Kazım Arslan
Admin
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 38
Şehir: Baden / CH
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 3013


Farklı Düşünüyorum..


WWW
« Yanıtla #1 : Aralık 02, 2005, 00:14:38 »

Size de "Hey gidi günler" dedirtecek anilariniz, hatirladiklariniz var mi?
Ben aklima geldikçe yazacagim..
Logged

Her lafa verilecek bir cevabım vardır..
Önce lafa bakarım "laf mı?" diye; sonra söyleyene bakarım "adam mı?" diye..


Yusuf Kılıç
Genel Mod
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: Yok
Şehir: Sakarya / TR
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 662



« Yanıtla #2 : Aralık 02, 2005, 00:21:44 »

Kazım yazını keyifle okudum, aynı jenerasyonun ürünü olarak çocukluk dönemine bir nebze olsun geri döndüm... Tabi bu elektrik borularının içinden leblebi fırlatıldığını da ilave etmek istiyorum... O da baya etkiliydi..
Logged
Kazım Arslan
Admin
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 38
Şehir: Baden / CH
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 3013


Farklı Düşünüyorum..


WWW
« Yanıtla #3 : Aralık 02, 2005, 00:27:24 »

Valla Yusuf onu da ben bilmiyorum Smiley
Leblebileri atsaydim, anam ziyanlik yapiyorum diye kesinlikle izin vermezdi..
Öyle yapsaydim; "Nimetle oyun olmaz" diyecegine adim gibi eminim.. Wink
Logged

Her lafa verilecek bir cevabım vardır..
Önce lafa bakarım "laf mı?" diye; sonra söyleyene bakarım "adam mı?" diye..


Yusuf Kılıç
Genel Mod
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: Yok
Şehir: Sakarya / TR
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 662



« Yanıtla #4 : Aralık 02, 2005, 00:37:03 »

Leblebi ve çitlenbik...Leblebi için dediğinde şu an haklısın ama çocuklukta aklımıza gelmezdi, ben en azından annem veya babam kızcak gibi bir duyguyada da hiç sahip olmadım çünkü çocukluğumda bizi sokaklara salarlardı.. Allah ne verdiyse akşama kadar oyna.. öğlen domates peynir veya zeytin oyuna devam... Özellikle yaz tatillerinde mahale aralarında plastik toptan, puanlı futbol maçlarımız olurdu, top patlardı, 10-15 dk içinde para toplanıp yeni top gelirdi.. ilçe de olduğum için çocukluğum daha sınırlı (veya sınırsız) idi...
Logged
Kadir Bozcan
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 21
Şehir: Sakarya / TR
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 2903


Sakaryasporluyuz "Biz"...


WWW
« Yanıtla #5 : Aralık 02, 2005, 09:08:55 »

Vallaha ben o kadar büyük değilim ama  ufaklığımda bende borularla oynamıştım. Yalnız evimizin balkonunda üzüm sarmaşığı vardı. Balkona çıkar daha olmamış yeşil ve sert üzümleri kopardır boru ile karşıdaki evin balkonuna atardım. Camlara atardım çevremizde komşulardan şikayet geliyordu hep. En sonunda annem beni bi haşladı o zaman birdaha elime boru almaya cesaret edememiştim Smiley

Ve genelde ufakken hep alman kale dediğimiz bir oyun vardı top ile oynuyorduk bunun yanındada 81 dediğimiz birbaşka oyunda vardı. Günümüzün bir bölümünü okulla geçirdikten sonra geri kalan bölümünüde bu oyunları oynardık.

Yazları ise bisikletlerimizle gezer sapanca gölüne giderdik.
Yaşımın o kadarda büyük olmadığını düşünerek genede nerede o günler diyebiliyorum. Smiley
Logged

Kazım Arslan
Admin
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 38
Şehir: Baden / CH
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 3013


Farklı Düşünüyorum..


WWW
« Yanıtla #6 : Aralık 02, 2005, 18:51:03 »

Ben merkezde büyüdügüm için sadece sokak aralarimiz ve bos arsalarimiz vardi..
Evlerin bodrum kapilari de "Japon" kale olurdu..

Plastik toplari unutmak mümkün mü? Smiley Üzerine çizgi çekilmek suretiyle Voleybol topu süsü verilmis olanlar, benim zamanimda daha çoktu.. Ilk alindiginda yayilan bir koku vardi, hala burnumdadir.. Topun patlamasiyla yenisinin alinmasi o kadar zor degildi de kirilan camlarin parasi biraz zor denklesiyordu Wink

Hey gidi günler.. Smiley
Logged

Her lafa verilecek bir cevabım vardır..
Önce lafa bakarım "laf mı?" diye; sonra söyleyene bakarım "adam mı?" diye..


Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
© 2005 - 2008 Sakaryamiz.NET
Colors & Graphics designed by enderden