Kazım Arslan
Admin
   
OfflineÜyenin Yaşı:
38
Şehir: Baden / CH
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 3021
Farklı Düşünüyorum..
|
 |
« : Nisan 05, 2006, 18:20:39 » |
|
Birbirini anlayabilmek. Anlamak istemek. Birbirini tamamlamak. Birbirini anlayamamak. Anlamak istememek. Bildiğinde diretmek.
***
Dere tepe, dağ taş dolaşmayı cok seven tek gözlü bir adam vardır. Yürür yürür gider, gider gider yürürmüş bu adam. Birgün uzaklarda renkleri karmakarışık bir köy görür; "Alacalı bulacalı, garip bir köy".
Yaklaşır köye doğru. Yolları bir garip, evleri bir garip, insanları bir gariptir bu köyün. Köyün içine girince anlar meseleyi. Körler köyüdür burasi. Kadınların, erkeklerin, çocukların, yani herkesin sımsıkı kapalıdır gözleri. Herkes kördür. Gezgin tek gözlü adam karar verir burada yaşamaya. "Hiç degilse benim tek gözüm var. Körler ülkesinde şaşılar kral olur derler. Ben de bunların başına geçer yaşarım" diye düşünür.
Körlerin gözleri yoktur ama elleri, kulakları, burunları çok hassastır. Kendilerine göre kurdukları bir düzen içinde yuvarlanıp giderler. Adam şaşkın halde köylülerin hallerine bakar. Onların yürümeleri, konuşmaları doğrusu başka türlüdür.
Birgün körlerden biri, yine diğer körlerden birinin malını çalar. Sadece tek gözlü adam görür bunu. Bağırarak ilan eder; "Filanca, falancanın malını çaldıı..!!"
Körler; "Nereden biliyorsun ki?" derler, "O kadar uzaktan duyamazsın ki.." "Ben duymadım, gördüm.." der adam. "Gözüm var benim, görüyorum..."
Körler göz diye, görmek diye birşey bilmezler. Uzun zaman içinde unutulmuş bu hisler.
"Ne demek gormek" derler. "Nasil görüyorsun yani, duyulmayacak mesafeden anlayabiliyor musun ne olup bittiğini?" "Anlıyorum tabii" der adam. "İnanmayız, imtihan edeceğiz seni" derler.
Adami alır, uzakta bir yere dikerler. Tecrübeleriyle eminlerdir ki, o uzaklıktan hiçbirşey duyulamaz. "Anlat bakalım" derler, "Biz şimdi ne yapıyoruz?"
Adam anlatmaya başlar: "Oturuyorsunuz, kalkıyorsunuz, koşuyorsunuz, yemek yiyorsunuz, şu şunu yaptı, bu bunu yaptı".. vs. vs.. Körler bir evin içine girerler, bağırırlar; "Haydi anlatsana..." "İçeri girdiniz, göremiyorum ki" der adam. "Ne olmuş yani içeri girdiysek? Elli santim fark var, anlat hadi anlat" derler. "Arada duvar var ama, göremiyorum" der adam. "Sen atıyorsun, deminki tesadüftü, bak şimdi bilemiyorsun..." derler. "Çıkın dişarı söyleyeyim" der adam. "Bu kadar mesafeden duyduktan sonra, ha içerisi ha dışarısı" derler. "Ama ben duymuyorum, ben görüyorum " der adam. "Öyle şey olmaz, sende bir sorun var. Saçmalıyorsun, acayip seyler söylüyorsun. Doktor'a muayene ettireceğiz seni" derler.
Adam yaka paça Doktor'a götürülür. Hekim de kördür. Elleriyle yoklamaya başlar. Adamın açık olan gözünü kastederek; "Buldum" der, "Sorun burada, saçmalaması bundan dolayı, ben şimdi düzeltirim onu..." Körler ülkesinde kral olmak isteyen gezgin, zor kurtarır kendini körlerin elinden.
(Doğan Cüceloğlu "İçimizdeki biz")
***
Görenler körleri, körler de görenleri anlayamazlar.
Görenler, gördüklerini köre anlatamazlar. "Görmek nedir? bilmezler onlar".
Körler ise duyduklarını, hissettiklerini görenlere anlatamazlar. "Duyarak, hissederek görmek nedir? Bilmezler onlar".
İki taraf da, karşısındakini kendine benzetmeye çalışırlar. Görenler, körlerin his ve duyularını, körler ise görenlerin gözlerini almaya kalkarlar. İki taraf da karşısındakini "Saçmalamakla" suçlar. Halbu ki, ikisi de birbirini tamamlayabilecek iken; Birbirlerine zıt gitmeyi, kendilerinin "tek doğruyu" bildiklerinde diretmeyi yeğlerler.
Kızılderililer ve söyledikleri atasözlerimize benzer güzel sözler ile ilgili Konu'dan alıntı yaparak bitiriyorum:
Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü böylece eşit oluruz.
"Birbirimizi tamamlama" ümit ve dileklerimle..
Anonymous, 26.05.2005
|