Sakaryamiz.NET
Bir Zamanlar Türk Olmak Ne Demekti?
Sakaryamiz.NET Forumları
Aralık 05, 2008, 09:06:18 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Yok..
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir Zamanlar Türk Olmak Ne Demekti?  (Okunma Sayısı 694 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kazım Arslan
Admin
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 38
Şehir: Baden / CH
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 3021


Farklı Düşünüyorum..


WWW
« : Nisan 08, 2006, 15:05:32 »

Faziletliydik: Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik.

Dürüsttük: Bir zamanlar Londra Ticaret Odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: "Türklerle alışveriş et, yanılmazsın."

İtibarlıydık: Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası’nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu.

Temizdik: Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa’ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor:
"Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür."

Çevreciydik: Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayları yapardık.
Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez.

Harama el sürmezdik: Fransız müellif Motray, 1700’lerdeki halimizi şöyle anlatıyor:
"Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu’ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir."

Medeniydik: İngiliz sefiri Sör James Porter ise, 1740’ların Türkiye’si için şunları söylüyor:
"Gerek İstanbul’da, gerekse imparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiçbir tereddüde imkân bırakmayacak şekilde isbat etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır."

Dosdoğruyduk: Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, şu hükmü veriyor:
"Haksızlık, mürabahacılık, inhisarcılık ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür... Öyle bir dürüstlük gösterirler ki, insan çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır."

Hırsızlık nedir bilmezdik: Fransız müellif Dr. Brayer, 1830’ların İstanbul’unu getiriyor önümüze:
"Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkânların çoğunlukla umumî ahlâka itimaden açık bırakıldığı İstanbul’da her sene azami beş-altı hırsızlık vak’ası görülür."
Ubicini Dr. Brayer’i şöyle doğruluyor:
"Bu muazzam payıtahtta dükkâncılar, namaz saatlerinde dükkânlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz. Ahalisi sırf Hıristiyan olan Galata ile Beyoğlu’nda ise hırsızlık ve cinayet vak’aları olmadan gün geçmez."

Naziktik: Edmondo de Amicis isimli İtalyan gezgini, yine 1880’lerin "biz"ini anlatıyor bize:
"İstanbul Türk halkı Avrupa’nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O kadar müsamahakârdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz."

Cihana örnektik: Türkiye Seyahatnâmesi’yle meşhur Du Loir’un 1650’lerdeki hükmü şöyle:
"Hiç şüphesiz ki, ahlâk bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütün cihana örnek olabilecek vaziyettedir."
Şefkatimiz yalnızca insana yönelik değildi, hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu.

Hayata karşı saygılıydık: Bu konuda dilerseniz Elisee Recus’u dinleyelim, bize 1880’lerdeki halimizi anlatsın:
"Türklerdeki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır... Türklerle Rumların karışık olarak yaşadığı köylerde ise bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer evin bacasında leylekler yuva yapmışsa, bilin ki o ev bir Türk evidir." (Küçük Asya, c. 9)

Hayırseverdik: Comte de Marsigli’yi tekrar dinleyelim:
"Yazın İstanbul’dan Sofya’ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum."
Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor:
"Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki, bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hatta bitkilere bile teşmil ederler."
Bu tespiti, İslâm ve Türk düşmanı avukat Guer misallendiriyor:
"Türk şefkati hayvanlara bile şamildir" dedikten sonra şu örneği zikrediyor:
"Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar... Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık Müslümanlara bile rastlamak mümkündür..."
"Kaçık"lığın kaynağını da veriyor adam:
"Birçokları da sırf azad etmek için kuşbazlardan kuş satın alırlar. Bunu yapan bir Türk’e bir gün yaptığı işin neye yaradığını sordum. Küçümseyerek baktı ve şu cevabı verdi: Allah’ın rızasını tahsile yarar."

Galiba geçmişimizden uzaklaşmak bize çok pahalıya patladı.

Yahya Kemal Beyatlı’nın bir tespitiyle yazımızı noktalayalım:
"Eski Türklerin bir dini hayatları vardı, dini hayatları olduğu için de çok şeyleri vardı; yeni Türklerin de dini hayatları olduğunda çok şeyleri olacak."
« Son Düzenleme: Şubat 24, 2007, 04:29:43 Gönderen: Sinan Derman » Logged

Her lafa verilecek bir cevabım vardır..
Önce lafa bakarım "laf mı?" diye; sonra söyleyene bakarım "adam mı?" diye..


Sponsor Linkler
Reklam
*****
Offline Offline

Hayali Üye


View Profile
Ynt: Bir Zamanlar Türk Olmak Ne Demekti?
« Posted on: Aralık 05, 2008, 09:06:18 »

Logged
Yasin Topbaşlı
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 27
Şehir: Sakarya / TR
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 1165


OFF


WWW
« Yanıtla #1 : Nisan 11, 2006, 11:10:42 »

Tek kelime ile harika bir yazı.. Dedeme anlatsam acaba hatırlarmı bu adet gelenek ve görenekleri  Cry
Logged

Be a realist, demand the Impossible !
Cüneyt Koç
GoLDLaND_54
Başçavuş
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 26
Şehir: Sakarya / TR
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 714


Yeşil - Siyah Sakaryaspor


WWW
« Yanıtla #2 : Nisan 11, 2006, 21:54:16 »

Yazıyı bende okudum hemde ıkı kere... Gercekten olumlu ve guzel bır yazı... Dığer arkadaşlarda fırsatı olursa okumalarını tavsiye ederim.
Kazım abiye; bu güzel yazıyı bizimle paylaştığı için de teşekkür ediyorum.
Logged

...Oceangoing Watchkeeping Officer...
Furkan
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Mayıs 19, 2006, 18:04:09 »

BIZ neymisiz be! Afro

Ama simdiki halimize bir bakin...Gercekten icler acisi..... Cry
Logged
Onder
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Temmuz 02, 2006, 16:05:26 »

Biz neymişiz be abii. Grin Böle günler göreceğimizi hiç sanmıyorum. Belkide Hiçbir türk göremeyecekcek bana göre, çünkü göstermeyecekler.
Logged
Emre Kartal
Genel Mod
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 20
Şehir: Sakarya / TR
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 1201


Sadece Sakaryasporluyuz


WWW
« Yanıtla #5 : Temmuz 02, 2006, 23:08:35 »

Hey yavrum Hey Nerde şimdi Bu Türkler!! Angry
Logged

Futbolun medyası, kocaman paralar, maç ve kupa primleri hep kazananın etrafında dönüyor. Ama maçı kazanmak; skor tabelasını kazanmak, taraftarı kazanmak değil...

Fırtına yırtıyor sessizliği, ufuktan Tatanga geliyor...
(E. K.)
çakır54
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Temmuz 02, 2006, 23:46:39 »

mesele neye inandığın .inancına ve milliyetinin gereğine ne kadar bağlı ne kadar samimiyiz.yazı güzeldi.teşekkürler
Logged
Emre Kartal
Genel Mod
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 20
Şehir: Sakarya / TR
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 1201


Sadece Sakaryasporluyuz


WWW
« Yanıtla #7 : Temmuz 03, 2006, 00:15:32 »

inancına ve milliyetinin gereğine ne kadar bağlı ne kadar samimiyiz.

Sen bi bağlılık görebiliyormusun?
Logged

Futbolun medyası, kocaman paralar, maç ve kupa primleri hep kazananın etrafında dönüyor. Ama maçı kazanmak; skor tabelasını kazanmak, taraftarı kazanmak değil...

Fırtına yırtıyor sessizliği, ufuktan Tatanga geliyor...
(E. K.)
Burak Bıyıkoğlu
Genel Mod
*****
Offline Offline

Üyenin Yaşı: 26
Şehir: Sakarya / TR
Takım: Sakaryaspor
Mesaj Sayısı: 1166


Sevgimizin adı "SAKARYA"


« Yanıtla #8 : Temmuz 03, 2006, 15:40:14 »

Ahlak iledir kamil-i adem.

Ahlak iledir nizam-ı alem.  Afro
Logged

"Direnişin ve Dirilişin Telaffuzu SAKARYA"
miss tatanga
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : Temmuz 04, 2006, 17:49:56 »

"Türklerle alışveriş et, yanılmazsın."
nasıl kaybettik acaba bu güveni...
hormonlu domateslerin bunda bi ilgisi var mı ya da çürük fındıkların...
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
© 2005 - 2008 Sakaryamiz.NET
Colors & Graphics designed by enderden