|
Bir kayboluş ardımızda kalan. |
Kocaman sevdaları sığdırdık küçücük yüreğimize...
Büyük kavgamızın deli cesaretini sefa yaptık içimizde.
Sevgili padişahımız Osmanlının son yıllarında,koltuk sevdasını bir kenara bırakıp,zararın neresinde kar edebiliriz diye gece gündüz karıştırmış...
Yemiş kendini...feda etmiş.
Asrımızın padişahları,yemeden bırakmaz koltuğu.Öyle böyle değil.Kanını emmeden,damarını çekmeden,leşini sermeden ayrılmak olmaz.
Dün,bugün,yarın.Zaman kavramını unutalım.100 yılın yiyicileridir birbirinden beter.
Ne gerçekler var altına imzalarını attıkları...şık,geometrik,fiyakalı.
Biter mi rızık?Biter mi yedikleri?Sonsuzluğa devam doymadan.
ALLAHtan korkmaz kuldan utanır mı hesabı...ecdad veryansın ama kulaklar tıkalı.
Kalp gözü kapalı...doğrular bitik dağ gibi yanlışları.
Çırpın dur!
Okyanusta küçük balıkçıl seni!
"Safımı belli edeyim de" kavgası.
Siyaset,medya,kaynana gelin.
"Söz" olmuş söyledikleri mankenin.
Onca ciddiyetsizlik.
Onca savsata.
Ve uyuyan güzele masallar.
Uyku tatlı be...
Oysa sonuda uyku değil mi hayatın?
Ey boş işlerin müdürü!
Çal işbaşı borusunu...
Şimdi kar etme zamanıdır.
::..UĞUR..::
Cumartesi, 24 Mayıs 2008 - Okunma sayısı: 209 |