ŞİRİN MEMLEKETİM GEYVE'YE HASRET
İçime Hasretini sindirdim damla damla,
Kalbim seni anıyor şu kasvetli akşamla.
Ne şirin bir beldesin, ne güzelsin sen Geyve,
Ruhumda sonsuzlaşan bir emelsin sen Geyve.
Bahar çoktan gelmiştir, çam kokan dağlarına
Nefis üzümler veren yemyeşil bağlarına.
Mümbit ovalarında kuzucuklar meleşir,
Sakarya'n toprak renkli sularla hareleşir.
Koca bir tarih saklar şanlı "Parla Tepesi"
Yunan'ı püskürtmüştü toplarının güllesi.
Bir yol gibi uzanır kıvrım kıvrım boğazın,
Zümrüt ovalarını başaklar süsler yazın.
Köhne dağ evlerinde bağ bekler, köylü kızlar,
Geceleyin göklere serpilince yıldızlar.
Tabiat sana sermiş yeşil seccadesini,
Duyarım hayalimde çay'ının gür sesini.
Boldur tarlalarında kavun, karpuz ve meyve,
Kiraz bahçelerinden geçit vermeyen Geyve.
Bir gün gelip suyundan bir avuç içsem yeter,
İnan, yoktur dünyada senin gibi şirin yer.
Bir türlü silemedim hayalimden seni
İçimdeki anılar dünkü gibi yepyeni.
Kavuşmak isterim hep toprağına, taşına,
Kırların, sokakların hepsi bana aşina.
O toz pembe günleri hatırlatsan yetişir,
İçimde duygular var, seninle haşır-neşir.
Ruhumla hasretini sindirdim damla damla,
Kalbim seni arıyor şu kararan akşamla.
Fahri ERSAVAŞ
Irmak Dergisi