Sakaryamiz.NET - Dört Büyükler Masalı
Ekrem Karaberber
ekrem_karaberber
Kenan Sofuoğlu
Sakaryamiz.Net Ekran Koruyucu
Bank Asya - 1.Lig
Haftanın Maçları
 Bank Asya 1.Lig - 1. Hafta
G.Ant.Bld. 2-0
Sakarya
Samsun 2-1
K.Erciyes
Altay 3-2
Kartal
Kasımpaşa 1-0
Adanaspor
Karabük 1-0
Giresun
Malatya 0-1
Karşıyaka
Ç. Rizespor 3-2
Güngören
Boluspor 0-2
Manisa
Diyarbakır 1-0
Orduspor

2008/2009 Puan Durumu
 S  TAKIM O P
1  Gaziantep B.B 1
3
2  Manisaspor 1 3
3
 Altay 1 3
4  Ç. Rizespor 1 3
5  Samsunspor 1 3
6  Diyarbakırspor 1 3
7  Karabükspor 1 3
8  Karşıyaka 1 3
9  Kasımpaşa 1 3
10  Güngören Bld. 1 0
11  Kartalspor 1 0
12  K.Erciyesspor 1 0
13  Adanaspor 1 0
14  Giresunspor 1 0
15  Malatyaspor 1 0
16  Orduspor 1 0
17  Bolu 1 0
20  Sakaryaspor 1 0

Dört Büyükler Masalı

Daha önce de yazmıştım, ‘Dört Büyükler’ masalının yalnızca Türk’ün Türk’e propagandası olduğunu, ve ne zaman Avrupa arenasında yer alsak, ne zaman kendi yalan dünyamızdan gerçeğe yelken açsak, sonucun neredeyse her zaman hüsran olduğunu…

Büyük Türk yalanının Avrupa arenasında her seferinde tokat gibi yüzümüze vurulduğunu…

“Dört Büyükler” sıfatının yalnızca bir kandırmaca olduğunu, ve bu masalın hiç bir gerçekçiliği olmadığını…

Murathan Mungan’ın tabiri ile “Yüklenemeyeceğimiz ya da sürdüremeyeceğimiz masalları yaşamaya kalkıştığımızı…..”

Daha önce de yazmıştım, kendi ligimizde rekabeti yakalamadan, Avrupa’da başarıyı yakalamanın imkansız olacağını…

Nufusun yüzde doksanının yalnızca dört takımla ilgilendigi, diğerlerinin figuran olmaktan öte geçmedigi bir coğrafyada rekabet ortamının oluşamayacağını…

Ve rekabet olmadan başarı olmayacağını…

***

Ne yazik ki, Türk futbolunda bu sezon ki Avrupa hüsranı daha güz gelmeden başladı, daha yapraklar dökülmeden, okullar açılmadan…

Önce Trabzonspor’u yitirdik sessiz sedasız, geçen sezonu lig ikincisi olarak bitiren Karadeniz temsilcimiz, adı sanı duyulmamış bir Kıbrıs Rum kesimi takımına ikinci ön eleme turunda elendi, ulusca yazık nakaratlar ile geçiştirdik bu elim kazayı…

Nasılsa telafisi vardı, ‘Kurşunlu Super Ligimiz’ ilaç gibi gelirdi kanayan yaralara, malum rakipler Avrupa’ya gore daha bir vasattı…

Tepetaklak geri döndük masal dünyamıza…

Sonra Fenerbahçe çıktı Avrupa arenasına, şansa ön eleme turu oynama zorunda kalmadan, dünya büyüğü olma söylemleri, tıka basa dolu yabancı oyuncu kontenjanları ile. İlk maçta İtalyan devi ile karşılaştılar, kötü bir gününde yakaladıkları Milan ile başa baş mücadele etselerde, maçın son beş dakikasında havlu attılar, güçleri yetmedi gerçek büyüklere…

Bizim ligimizde, onların diğerlerine yaptığını, bu sefer Milan onlara yaptı, eh ne de olsa büyükler arenasında büyük olmak görüldüğü kadar kolay değildi, bir anda yıkıldı hayaller, umutlar yarınlara kaldı…

Şampiyonlar liginde başka temsilcimiz olmadığından, bir sonra ki akşam oynanan maçları “bize ne canım“ edası ile izledik, hic kimsecikler olup geçiştirdik zamanları…

Sonra UEFA kupası ön eleme turları başladı, görünüşe göre hasar almamış diğer iki büyüğümüz kolay kuralar çekmişlerdi, çok aşina gazetelerin spor sayfalarında şanslı kuralara dair satırlar yer aldı…
Sonra, gelip cattığı vakit gerçekle yüzleşme vakti, aslında zayıf rakipler karşısında bile ne kadar zorlandığımızı anladık, muhtemel onlara anlatılmamıştı bizim büyük masalımız, onlar Türkçe anlamazlardı, velhasıl Türk futbolu adına karanlık bir UEFA akşamında, bir anda hiç kimsecikler olabileceğimizi gördük…
Millet olarak üzüldük, yalanımızın hükmü ancak buraya kadardı…
Beşiktaş kendi sahasında oynuyordu, hakkını vermek lazım taraftarı siyah beyazlıları sonuna kadar destekledi ama bu iş yalnız taraftar ile olmazdı. İstanbul’a beraberlik için gelen Avrupa liglerinin vasatlarından Malmö, galibiyet ile döndü ülkesine, pek muhtemel ülkelerine dönüşlerinde havalanında davullar zurnalar ile karşılayan olmadı onları…
Beşiktaş ise tepetaklak olmuştu, dün adına methiyeler yazılanlara bugun kara satırlar düşüyordu spor sayfalarında…
Avrupa areanasında tepe taklak olmuştu büyüğümüz, belli ki Malmö’nün de pek haberi yoktu bizim masalımızdan…

***
Son ümidimiz, çok uzak olmayan bir geçmişte UEFA kupasını kazanmış Galatasaray’dı, ve maçtan önce sormadan edemedim, UEFA Şampiyonu olmuş bir takımın “Kutuplara yakın bir yerlerde ön eleme turu ile ne işi olur “ diye, en tepeden iken en aşağıda başlamak, tepetaklak olmak nedendi, sormadan edemedim…
Rakip Tromso, 14 takımlı Norveç liginin 13. sırasında yer alan, ve oynadığı 20 maçta yalnizca üç galibiyeti olan bir takımdı, bu sezon ligde 20 gol atmışlar, kalelerinde ise 27 gol görmüşlerdi, oynadıkları zemin ise futbol sahasını değil, patates tarlasını andırıyordu.
Şartlar ne olursa olsun, Tromso gerçekten Avrupa’nın cılızlarındandı, mağlubiyete mazaret olamazdı…
Ama mağlup oldu Galatasaray, hiç hesapta yokken onlar da dibe vurdular, çamur banyosunda kara bir gece daha yaşandı Türk futbolu adına…
Bizim bilip, biz dinlediğimiz, ve yalnızca bizim inandığımız masalın gerçekliği ancak buraya kadardı, yitip gittik gerçekler diyarlarında……
Hükmü yalnız Edirne’den Van’a kadar süren müthiş yalan bir kez daha ortaya çıkmıştı aslında, günes balçıkla sıvanmazdı, yine tekinsiz gecelere denk gelmiştik, bozuk rotatiflerin sesi Avrupa’nın her yerinden duyulmuştu……
‘Dört Büyükler’ masalı bozuk,eski bir 45’lik gibi cızır cızırdı…
Televizyon kanallarında, maçları anlatan spikerlerin hamaset edebiyatına dair kah şansızlıktan dem vuran, kah rakibin sertliğinden yakınan ve bizim çok daha iyi bir takım olduğumuzun telkinleri yankılanıyordu, masal buydu ya…

***
Ama paniğe gerek yoktu, daha ikinci turlar vardı, keza gurup maçlarına kalsak bile gerçek güçlülerin içinde eriyeceğimiz pek muhtemeldi ama her halikarda nasılsa kendi Kurşunlu ligimiz vardı, kendi çöplüğümüzde ötecekti borumuz, gazeteler ‘Dört Büyüklerimizi yazacaktı sayfa sayfa, ve spor programlarının baş tacı, kralları olacaklardı her daim olduğu gibi…

Onca fakirliğin, onca kabullenmişliğin, onca ezilmişliğin, onca garibanlığın, onca küçük olmayı hepten kabul etmişlerin arasında yine ‘Büyük’ olmak vardı masalda…
Her tekinsiz gecenin bir sabahı vardı ve nasılsa kendi çöplüğümüzde ötecekti borumuz…

Yazar: ?
Gönderen: "Yasin" Sakaryamiz.Net


Çarşamba, 01 Mart 2006 - Okunma sayısı: 1067
 
< Önceki   Sonraki >


© 2005 - 2008 Sakaryamiz.NET
Colors & Graphics designed by enderden