|
"Fakirin Tavuğu Tek Tek Yumurtlar"mış... |
Eğri Oturup Doğru Konuşalım - Fahri TUNA Lig sonuncusu Dardanel maçı başlarken büyük çoğunluk “kolay ve farklı bir galibiyet” beklentisi içerisindeydi. Bilenler bilir; sona yaklaştıkça “kolay maç”lar, “zor”a dönüşüverir; oyuncunun da, seyircinin de konsantrasyonu zorlaşıverir. Üstüne üstlük Dardanelin haftalardır oynadığı futbol, sanıldığının aksine, orta sıraların takımları düzeyinde. Peki bu maçta zoru ne kolaylaştırır?
İlk on beş dakikada gelecek bir gol; sekizde Murat’ın pasında Taner fileleri havalandırıyor. Evet; rakibimiz üstümüze üstümüze gelecek, biz de Deniz’in ve Rasim’in ileriye çabuk oynayacağı toplarla Dardanel kalesini ablukaya alacağız; tek sorun “Elektrik MBayo”nun yokluğu... Hayır, işler hiç de beklediğimiz gibi gelişmiyor; doğru Dardanel hırsla, bıkmadan usanmadan üstümüze geliyor ama, hayret, Sakaryaspor sahada yok. Allah Allah... İnanılacak gibi değil. Orta sahamız dökülüyor; Metin Hoca da durumun farkında; Mehmet Ayaz- Hakan Özmert değişikliğiyle, klasik 4-1-3-2’sine dönüyor; Deniz ön liberoya geçiyor. Ama olmayınca olmuyor; sistem, taktik, varyasyon güzel laflar ya, “sahada futbolu futbolcu oynayacak”, bizimkiler “sahada yok...” Dardanel sanki 22 kişi, biz 11... Dardanel’in hocası skora itiraz ediyor; bugüne değin hiç ama hiç rastlanmayan bir değişiklik yapıyor; altmışta “üç değişiklik birden” yapıyor. Bu da üzerimizdeki baskıyı arttırıyor. Bu arada savunmamız da dökülüyor. Altmışbeşte, dökülen Murat’ın yerine Makasi’yi, durgun Serdal’ın yerine Aydın’ı bekliyoruz; Metin Hoca Taner’i Kabango’yla, son dakikalarda da Rasim’le Aydın’ı değiştiriyor. Gene hareket yok; gene heyecan yok, gene pozisyon yok... Doksan dakikanın bitiminde 7-8 Dardanel pozisyonunda gol yemediğimize şükrediyoruz. Üç puan güzel şey... Zor olsa da, futbolsuz olsa da, heyecansız olsa da. Sonsöz: Atalarımız ne demişler: “Fakirin tavuğu tek tek yumurtlar”mış
Salı, 14 Mart 2006 - Okunma sayısı: 577 |