Yüreğimden kalkan tezahüratların, dudaklarıma konduğu an,
bizi zaman ve uzaklığın asla ayrı koyamayacağını anlamıştık
ikimizde... İki beden iki farklı yerde olsa bile, renklerin buluşmasını
ne engelleyebilir? Özgür bırak rengini. Gecenin karanlığını delen
beyaz bulutlara binip gelsin ve buluşsun benimle.
Sen aslında "ben" sin. Şimdi ne düşünüyorsam aynını düşünüyorsun biliyorum. Gözlerinde hüznü, gözlerinde sevinci,
gözlerinde yeşil ve siyah aşkı gördüğüm anlar geliyor aklıma. Sen de
bak gözlerime. Orada yıllara meydan okuyan solmamış ve asla solmayacak
bir aşk var.
Senin aşkın.. Görmez misin?
Sesleri ayırt edemiyorum bu gece, ne garip...
Aklımda sadece senin söylediğin tezahüratlar var.
Ondan belkide ! Seni dinliyorum. Bir tezahüratta ben söylemek istiyorum seninle.
Sesimizin duyulmadığı yer kalmasın istiyorum.
Avazımız çıktığı kadar bağıra bağıra söyleyelim. Şarkımız bütün
aşklara marş olsun..
Söylemez misin?
Yine bir sabaha karşı sen uyumak isteyipte uyuyamadığında,
uykulara hasretken çalacağım kapını. Tüm ışıklar sönecek,
saatlerce Yeşil Siyah diye bağıracağız. Bunca gün nasıl sevmişsem seni öyle seveceğim bundan sonra da..
Şimdi sen söyle arkadaş. Bu aşk sevilmez mi?
Perşembe, 06 Nisan 2006 - Okunma sayısı: 720 |