Katolik örgüt Opus Dei'nin özel yorumu...
Bir
Müslüman olarak Danimarka'nın başını çektiği ülkelerin peygamber
efendimizin karikatürlerini yayınlanmasından elbette çok rahatsızım
ancak rahatsız olduğum diğer konu da; Türkiye'deki sinirleri alınmış,
magazin-marka manyağına dönüştürülmüş malum necip grubun duyarsızlığı.
Türkiye karikatür terbiyesizliğine neden fazla tepki vermedi,
demokratik platformda, Danimarkalı yetkililere, ilgili makamlara
milyonlarca e-mail-faks gönderilebilirdi. Protesto yok, e-mail-faks
yağmuru yok, Daimarka ürünlerine ekonomik ambargo yok.
• Sakın
bu satırları okuyan birileri söylediklerimi çarpıtmaya kalkmasın,
karikatürü protesto bahanesiyle vandalizm yapanları, ortalığı yakıp
yıkanları kimse savunamaz, kaba kuvvet provokatörlerin isteği, pekala
akılcı, çağdaş tepkiler, uygar protestolar niye yapmayalım?
•
Mesela, dün Balıkesir Milletvekili Dr.Turhan Çömez'den öğrendim;
Türkiye'de 300 bin insülüne bağımlı şeker hastası var ve bunların 200
bini, bir Danimarka firmasının ilacını kullanıyor, milyonlarca euro
ödeme yapıyoruz Danimarkalılara. Derhal bilinçli bir kampanya ile bu
Danimarka frmasının ilacını kullanmayı keselim, başka ülkelerin ilacını
kullanalım, alternatif çok, işte size vurucu tepki ey okur, ne
dersiniz? SAĞLIK BAKANLIĞI'NA, SSK Genel Müdürlüğü'ne, Tabibler
Birliği'ne Eczacılar Birliği'ne ÇAĞRI YAPALIM HEP BİRLİKTE, neredesin
ey duyarlı okur? Bina yakarak, vahşetle, bayrak yırtarak tepki
verilmez, bu şiddet, vahşet görüntüleriyle kimlerin amacına hizmet
edildiği malumunuz.
• Karikatürü servise koyanlar, Müslümanların
bu şekilde vahşice hareket etmesini isteyen, Hıristiyan dünyası ile
Müslüman dünyasını kavga ettirmek için provokasyon yapanlar kimler peki?
•
Tam bu noktada duralım, Hristiyan dünyasının, Vatikan'ın, PAPA'nın
üzerinde birinci derecede etkili (Da Vinci'nin Şifresi kitabında
onların adını ilk defa duydunuz) dünyanın en güçlü KATOLİK TEŞKİLATI,
OPUS DEİ Tarikatı'nın Madrid'deki merkezlerine gidip, OPUS DEİ'nin tepe
isimleriyle özel bir röportaj yapan-Türkiye'den kabul edilen tek
gazeteci benim efendim. 30-31 Mayıs ve 1 Haziran 2005 tarihlerinde
AKŞAM'da yayınlanan bu ÖZEL röportajım önümüzdeki döneme rehberlik
yapacak anahtar mesajlarla dolu (bu röportajımı, adımı-gazetemi kaynak
göstermeden izinsz kullananlar,çoğaltanlar hakkında yasal işlem
başlattığımı da yeri gelmiş iken duyururum efendim ki çok yakında OPUS
DEİ özel notlarımı KİTAP olarak da okuyacaksınız)
• Opus DEİ'nin
tepe isimlerinden, Azizlik İşleri Direktörü ve aynı zamanda İslam
uzmanı da olan sayın Jose Carlos Martin de Lattoz'ın yorumlarını tekrar
gözden geçireceğiz şimdi. Lattoz'a 'Hıristiyan-Müslüman dünyası
arasında -medeniyetler çatışması- tezine dair görüşlerini sordum, işte
HIRİSTİYAN dünyasının en önemli örgütü OPUS DEİ'nin tepe ismi Lattoz'un
cevabı: 'KURAN 'kutsal bir kitaptır ve hiç kimse KURAN'a, Kuran'a
inananlara saygısızlık yapamaz. Biz Katolikler ve siz Müslümanlar,
bizler aynı Tanrı'ya inanıyor, aynı Tanrı'yı seviyoruz. Müslüman ve
Katolik dünyasını karşı karşıya getirmeye çalışanları şiddetle
kınıyoruz.
• Bugün dünyada 2 farklı akım var, birisi Tanrı'nın
varlığını kabul eden grup, diğeri ise 'insanların Tanrı'yı kendi
akıllarında yarattığına inananlar. İşte 'Müslümanları ve
Hıristiyanları' karşı karşıya getirmek isteyenler' de bu ikinci grupta
yer alanlardır. İçinde bulunduğumuz GLOBALİZM adı verilen dönemde,
kendilerini 'NEW AGE'ci yani YENİ ÇAĞ'ın DÜZENLEYİCİLERİ olarak kabul
eden kimi MASONİK ÖRGÜTLER, TEK DİN-TEK ULUS hedefleri için düğmeye
basmış durumdalar.
• Bu NEW AGE'çi gruplar Hristiyanlığı da
Müslümanlığı da çökertmek, zayıf düşürmek için her türlü komployu
servise koyuyorlar. Yeniden 'HAÇLI SEFERLERİ' haberleri bir kara
propaganda.
• Bu NEW AGE'ci gruplar yeni dünya düzeni adını
verdikleri mevcut süreçte, planları gereği 'inançsız - Müslüman'ın -
Hıristiyan'ın olmadığı bir evren oluşturup, inançlarını boşalttıkları
bu insanlara daha sonra da 'kendi felsefelerini' işlemeyi
hedefliyorlar. Aynı şekilde Avrupa Birliği içinde yükselen Müslüman
karşıtlığı da bu 'NEW AGE'ci örgütlerin propagandaları sonucudur.
•
Avrupa'da 'İslam' hızla yükseliyor ama buna karşın İNANÇLI Hıristiyan
nüfus ise giderek azalıyor. Avrupa hızla artan bu Müslüman nüfustan,
Müslümanlığın yükselişinden çekiniyor. Ayrıca son yıllarda artan
'radikal-terörist Müslüman' örgütlerin varlığı da BATI'yı haklı olarak
ciddi anlamda endişelendiriyor. Her iki taraf da bu güvensizlik
ortamını karşılıklı acilen gidermek zorunda.
• İslam dünyası
ayrıca Hıristiyanlığın bölünmüşlüğünü bilmiyor. Evangelistler,
Protestan mezhebinde olanlar PAPA'nın dediklerini kabul etmiyor. İşte
bu 'karşılıklı bilgi-güven eksikliği' de dışardaki malum grupların
bizler hakkında az bilgili halklar üzerinde manipülasyonuna fırsat
veriyor.
• Bizler Katolik dünyası ve siz Müslüman dünyası
birbirimize güvenip-işbirliği yaparak bu malum grupların yeni dünya
düzeni planlarına birlikte karşı koymak zorundayız.'
• Nasıl,
çok önemli açıklamalar değil mi ey değerli okur, benim kişisel görüşüm
ise bu tartışmaların yarattığı karışıklıktan sadece yukarıda bahsedilen
gruplar değil, radikal İslamcı gruplar ve diğer dinlerin radikallerinin
de kötü niyetli çıkarım sağladıklarıdır.
Akşam Gazetesi - Güler Kömürcü, 07.02.2006
