|
SAÜ.Senatosundan Fransa'ya Kınama
Sakarya Üniversitesi Senatosu, Sözde Ermeni Soykırımını inkara hapis ve para cezasını yasalaştırmaya çalışan Fransa hükümetini kınayan bir bildiri yayınladı.
Türkçe ve Fransızca olarak yayınlanan bildiri Fransız hükümetine, Fransız Büyükelçiliklerine, Fransız Firmalarına ve Fransız kamuoyuna duyurulmak üzere tüm basın-yayın organlarına faks ve e-mail yoluyla gönderildi.
Sakarya Üniversitesi Senatosu tarafından yayınlanan bildiri metni şöyle;
Fransa Kamuoyuna Duyurulur :
Asırlarca Osmanlı devleti idaresinde barış ve huzur içerisinde yaşayan
Türkler ve Ermeniler XX. Yüzyılda meydana gelen ve istenmeyen sonuçlar
doğuran savaşlar nedeniyle birbirlerine düşman iki toplum haline
getirilmiştir. I. Dünya Savaşı sırasında meydana gelen ve uluslararası
hukuk kurallarına uygun bir şekilde uygulanan tehcir olayı, Avrupa
kamuoyu tarafından soykırım olarak nitelendirilmiş ve iki millet
arasındaki iyi ilişkiler, propagandalar sonunda kapanamaz düşmanlıklar
yaratmıştır. Meydana gelen acı olaylarda Türk milleti de en az
Ermeniler kadar mağdur olmuştur. Katliama uğrayan tarafın katliamcı ilan edilmesi ve uluslararası platforma taşınması, Türk Milleti'ni derinden yaralamaktadır.
Tarihte yaşanan bu olayların, tarih biliminin ışığında ele alınmaması,
yeni nesiller arasına düşmanlık tohumları ekecektir. Tarihi olayların,
siyaset ve güncel politikalar karıştırılmadan özgür ortamlarda
tartışılması ve tarihçiler tarafından tarafsız bir şekilde ele alınması
Türk milletinin istediği tek şeydir.
Nitekim geçtiğimiz günlerde Fransa Meclisine Fransız Sosyalist Partisi
tarafından sunulan bir yasa tasarısı, sözde Ermeni soykırımını inkâr
etmeyi 1 yıla kadar hapis ve 45 bin Euro para cezası ile cezalandırmayı
öngörmekteydi. Bugünlerde Fransa’da tartışılan ve sözde Ermeni
soykırımı iddiasının inkârını suç sayan yasa tasarısı da 18 Mayıs 2006
tarihinde Fransa Parlementosunda görüşülecektir. Fransa’da yaşayan
400.000 civarındaki Ermeninin siyasi desteğini amaçlayan ve bunların
propagandaları sonucu oluşturulan bu tür faaliyetlere Fransa’da bulunan
demokratik kitle örgütlerinin ve Fransız yöneticilerin meydan
vermemesini arzulamaktayız.
Aydınlanmanın ve ifade özgürlüğünün beşiği olarak kabul edilen
Fransa’nın, ifade özgürlüğüne büyük bir darbe vuracak olan bu
girişimden bir an önce vazgeçmesi, yalnızca siyasi bir hatanın
düzeltilmesi değil, aynı zamanda bilimsel gelişmeyi sekteye uğratacak
bir yanlıştan dönülmesi sonucunu da doğuracaktır. Fransa’ya karşı
dostça duygular besleyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, sözkonusu
yasa Fransa meclisinden geçtiği taktirde bu duygularını terkedecekler,
Fransa’ya ve Fransız ürünlerine karşı da gerekli hassasiyeti
göstereceklerdir.
Umarız ki, insanoğlunun en büyük erdemlerinden biri olan sağduyu bir kez daha galip gelecektir.
Perşembe, 11 Mayıs 2006 - Okunma sayısı: 574 |