Alkışlar Sakarya’ya
Heyecanlı
bir kitabın, diyelim ki bir aşk romanının finaline girerken artık
okurun elinde çok bilgi vardır ama gene de ortadaki belirsizlik
büyüleyicidir: Diyelim ki artık geri dönüşü de olmayacak ‘son
buluşmada’ olacaklar her şeyi belirleyecektir. Erkek o belirleyici
cümleyi kurabilecek mi, nasıl? Kız ‘o bakışıyla’ gene bakacak mı?
Futbol da finalleri sever, finalleri özlerÖ Artık iki takım da ‘en
iyisini’ oynamak zorundadır, çünkü bundan fazla güvenebilecekleri bir
şeyleri yoktur.
Aslında yalnızca kazanmanın da en çok
yüceltildiği maçlar, finaller olmasına karşın herkes maçın futbolun
iyicil birikimleriyle kazanılmasını arzular. Finallerin ruhu mutlaka
korunmuştur.
Belirgin olan şey şudur: Finaller kendi ruhuna uygun karakterdeki takıma teslim olur ve kendi kahramanlarını yaratır.
Hem
Altay, hem de Sakaryaspor en iyi futbollarını göz önüne alınca oldukça
potansiyelli takımlar olmasına karşın, çıtayı sürekli yukarıda
tutamadıkları ve maç içinde birkaç kez kimlik değiştirebildikleri için
düdük çalınana kadar bir öngörüde bulunmak hem zor, hem de belki
yersizdi.
Görüldü ki Sakarya geride 4- 1’lik bir savunma birliği
tutup, hücuma rakip savunma arasına attıkları baskın pasları ile
çıkıyor, kaleye doğrudan inemezlerse,topa basıp hemen kanat
bindirmeleriyle baskın pekiştiriyorlardı.
Diğer tarafta da Altay
oyununun en etkili yönü olan hücuma ağırlık vererek, ataklara en kısa
zamanda 4- 5 kişiyle çıkarak gol iştahıyla oynuyor, Sakarya’nın kanat
beklerinden topun oynandığı tarafta olan ileri çıkıp orta sahada alan
daralttığı için, geride 3 kişiyle kalan savunma, Altay topu terse
aktardığı ataklarda boşlar veriyordu.
Takımların hareketli ve
kalabalık hücum ettiği cüretkar ve cömert oyun yapısından çok pozisyon
çıkması normaldi, goller ardı ardına geldi: İlginç olan önce kontratak
düşünen Sakarya’nın ilk iki golünü yerleşik defansın arasına yapılan
koşularla atması ilginçti.
Altay geri düşünce geri dönecek iradeyi
gösterdi ve rakip kaleye daha çok vuruş da yaptı ama gerçek, rakibini
pasifize edecek bir hakimiyet kuramadı.
İlk yarıda pas
servisiyle çok iyi bir performans sergileyen Taner, ikinci yarının
55-60. dakikaları arasında finalin kahramanı olmasını sağlayan müthiş
bir zirve yaparak maçı bitirdi ve son yarım saati taraftarlarının
mutluluğuna tahsis etti.
Altay’ı final maçında da deplasmanda
oynatan taraftarıyla, takımı için çok daha fazla sayıda kalp çarptıran
Sakarya’nın üstünlüğü haklıdır.
Sakaryaspor’u kutluyorum.
Altay’ın ise doğru dürüst tartışması gereken bekletilmiş çok konusu var.
Altaylı futbolcular da özel bir saygı ve alkışı hak ettiler.
Cem Can
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Perşembe, 25 Mayıs 2006 - Okunma sayısı: 565 |