|
BAŞARININ FORMÜLÜ!.. (Zeki Aydıntepe) |
BAŞARININ FORMÜLÜ!..
Sakaryaspor
Süper Lig'e yükseldi. Play-off maçlarından önce başarıyı yakalamak
adına dağarcımızda mevcut ne kadar yararlı bilgiler varsa döktük
ortaya, hatırlayacaksınız...
Bu büyük başarıyı sıradan bir
sportif olay kabul edip sırtımızı dönemeyiz. Süper Lig'de oynamanın o
il'e getirisini muhasebeleştirmek sanıldığı gibi kolay olmasa gerek.
Onun için sütunlarımızı rutin olayların dışına taşırıp Sakaryaspor'a
ayırdık son günlerde .
Bundan böyle de Sakaryaspor ile ilgili görüş, düşünce ve önerilere yer vermek kaçınılmaz hale geldi.
Kutlamaların getirdiği o sihirli havadan kurtulup bir an önce gerçeklerle yüz yüze kalmanın doğru olacağına inanıyorum.
Onun
için Süper Lig'e yükselişin hazzını koyalım bir kenara ve çevirelim
yönümüzü "kurtlar sofrası" olduğuna inandığımız Süper Lige.
Sakaryaspor
1. Lige ilk kez 1980 yılında çıktı ve beş yıl inanılmaz bir mücadele
örneği gösterdi. Bir ara şampiyonluğu da kovaladı. İşte o zihniyet
araştırılmalı ve o dönemdeki Süper Lig başarısının nedenleri üzerinde
durulmalıdır.
Daha sonra Erkal Etçioğlu, Nihat Ayyıldız ve
Selahattin Aydın başkanlığında yürütülen ilke ve prensipler üzerinde
durulmalı ve değerlendirmeler ona göre yapılmalıdır.
Sakaryaspor'un
1980-85 yılları arasındaki beş yıllık başarısı, aynı takımdan (FB)
kopup gelen Fuat, Tuna, Zafer, Yenal, İbrahim, Emin, Bahri ve Coşkun
gibi sekiz futbolcuyla gerçekleştirilmiştir. Neredeyse bir takıma yakın
birbirini tanıyan ve tamamlayan oyuncu transfer edilmişti. Başarı bu
zihniyetin ürünüydü.
Daha sonraki yönetimler böyle bir fırsat,
şans ve zihniyete sahip olamadı bir türlü. Neticede hep geldikleri yere
geri döndüler kısa süre içersinde.
Yeşil-siyahlıları satıldığı
Show-TV'den kurtarıp yeniden Sakarya'nın takımı haline getiren
Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Duran'a en dostane tavsiyem; böyle bir
damarı yakalamak olacaktır.
Önce Yönetim kadrosunu uyumlu, fakat
gayet sınırlı bir rakama indirmek, sonra da yeşil-siyahlı takımı
yükseldiği Süper Lig'de asansör takım olmaktan kurtaracak akıllı işler
yapmak kaçınılmaz hale geldi.
Bunun için takip edilecek yol nedir derseniz, cevabımız hazır:
Üç
büyüklerin transfer politikaları izlendiğinde 1980'deki Fenerbahçe
örneğine bugün en uygun ve kapısını çalacağımız kulüp olarak Beşiktaş'ı
görüyoruz.
Siyah-beyazlılar bu yıl kaleci Ramazan, Mustafa
Doğan, Sergen, Okan Buruk, Ali Güneş, İbrahim Akın, Veysel, Ali
Tandoğan gibi yerli, Pancu gibi yabancı futbolcuyu alacak takım arıyor.
Bundan daha güzel bir fırsat olabilir mi?.. Bunun üzerinde durmak geçmişte olduğu gibi en akıllı iş olacaktır.
Kulüplerinden
dışlanan tanınmış futbolcuların blok transferi hem kolay olur, hem de
yapacakları onur mücadelesiyle Sakaryaspor'u başarıdan başarıya
taşırlar.
Bu oyuncular mevcut futbolcularla takviye edilirse
gelecek yıl Süper Lig "farklı ve güçlü bir Sakaryaspor"u alkışlar. Aksi
halde her biri ayrı takımlardan gelen çok daha klas, çok daha şöhretli
topçulardan oluşan lejyoner bir takım kümede kalma savaşı verir ki,
sonuç hüsran olur bizim için, önceleri olduğu gibi.
Bu transferi
sağlayacak kaynağı bulmak Süper Lig takımları için hiç de zor değil.
Yeter ki işin organizasyonu doğru yapılabilsin.
İşte size Sakaryaspor'u gelecek yıllarda Süper Ligin efesi yapacak sihirli bir formül...
Sakın gerçekleşemez demeyin... Hele bir niyet edin, göreceksiniz arkası kendliğinden gelecektir, hem de çorap söküğü gibi...
KOMBİNE BİLET SATIŞI BAŞLATILSIN...
Bir
yıllık aradan sonra yeniden Süper Lige dönme başarısı gösteren
Sakaryaspor'da yeni sezona yönelik çalışmalar bir program gereği hemen
başlatılmalıdır.
Zaman çok kısa, lig gelip kapıya dayandığında
pişman olunacak hiçbir şey kalmamalıdır geride. Bunlardan biri de
Sakaryaspor'a gelir getirecek kombine bilet organizasyonudur.
Yönetim
bu konuda hemen atağa kalkmalıdır. Zira verilen iddialı demeçler
dolaşıyor ortada. "Asansör takım olmayacağız" sözleri taraftarları
şimdiden heyecanlandırır oldu.
Tribün düzeni gözden geçirilerek numaralandırılmalı ve biletler derhal satışa çıkarılmalıdır.
Taraftarların, Sakaryaspor severlerin Süper Lig özlemi biletlere ilgili ve talebi arttıracağa benziyor.
O halde yönetim elini çabuk tutmalı ve oluşan toplumsal sevinçle kombine biletler tüketilmelidir.
Taşın altına elini koymaya hazırlanan vefakar Sakaryaspor taraftarlarına gidiyor Bizim Bahçe'nin "laleler"i bu defa...
PIÇIR İSMET'İN MUTLULUĞU...
Sakaryaspor'un
kuruluş kadrosunda yer alan İsmet Kahyalı (Pıçır), 1965 yılından sonra
da uzun süre yeşil-siyahlı formayı giydi, kaptanlığa kadar yükseldi.
Futbolu çok sevdiği Sakaryaspor'da noktalayan ender Sakaryalı futbolculardan biridir.
Kulübün
ilk Müdürü Adnan Şeker'le de akraba olan İsmet Kahyalı Çarşamba akşamı
4-1'lik Altay zaferinin ardından 19 Mayıs Stadı'nda Fahri Tuna ile
birlikte buldu bizleri.
Yıllarca emek verdiği, formasını
ıslattığı takımının bir sezon aradan sonra Süper Lig'e dönüşünden
duyduğu mutluluğu paylaşıyordu telefonda yankılanan titrek sesiyle.
Bu
takımın temelinde harcı olan o eski futbolculardan maçın bitimiyle
peşpeşe gelen tebrik ve başarı dilekleri, bizi alıp o yıllara
götürüverdi sanki sahada oynuyormuşcasına.
Aradan yıllar geçse
de o güzel günleri unutmayıp sevincimize ortak olan eski topçu
arkadaşlarımıza ve İsmet Kahyalı'ya gidiyor Bizim Bahçe'nin
"leylakları"...
HAMURCU'DAN SELAM VAR...
İlimizde
deprem sonrası kalkınışın mimarlarından Vali Yardımcısı Mehmet Hamurcu,
Ankara Mamak Kaymakamı olarak görev yapıyor şu sıralarda. Tayin
olduktan sonra da ilimizle irtibatını kesmeyen bürokratlardan biri
olarak bilinir Hamurcu.
Kayserili olması nedeniyle önce ilinin,
sonra da görev yaptığı Sakarya'nın takımını tutar. Bu duygularla Ankara
19 Mayıs Stadı'nda yerini alarak heyecan içersinde izledi final maçını.
4-1'lik zafer sonra Mehmet Hamurcu, Türk-İş Başkanı Salih Kılıç'la başladı Sakaryalılar'ı tebrik etmeye.
Sakaryaspor'u
yeniden Süper Lig'de görmenin sevincini Sakaryalı dostlarıyla paylaşan
Hamurcu'ya Bizim Bahçe'den teşekkür "laleleri" gönderiyoruz...
Zeki Aydıntepe, Yeni Sakarya
Pazartesi, 29 Mayıs 2006 - Okunma sayısı: 724 |