Sakaryamiz.NET - Sakın bilmeden yazma yerel ve ulusal basın! (Yasin Topbaşlı)
Haberler
Sakarya Spor Sakarya Spor
Sakarya Genel Sakarya Genel
Spor Genel Spor Genel
Yazarlar Yazarlar
Bank Asya - 1.Lig
Haftanın Maçları
 Bank Asya 1.Lig - 1. Hafta
G.Ant.Bld. -
Sakarya
Samsun -
K.Erciyes
Altay -
Kartal
Kasımpaşa -
Adanaspor
Karabük -
Giresun
Malatya -
Karşıyaka
Ç. Rizespor -
Güngören
Boluspor -
Manisa
Diyarbakır -
Orduspor

2008/2009 Puan Durumu
 S  TAKIM O P
1  Adanaspor -
-
2  Altay - -
3
 Boluspor - -
4  Ç. Rizespor - -
5  Diyarbakırspor - -
6  Gaziantep B.Ş. - -
7  Giresunspor - -
8  Güngören Bld. - -
9  K. Karabük - -
10  Karşıyaka - -
11  Kartalspor - -
12  Kasımpaşa - -
13  K. Erciyesspor - -
14  Malatyaspor - -
15  Manisaspor - -
16  Orduspor - -
17  Sakaryaspor - -
20  Samsunspor - -


Sakın bilmeden yazma yerel ve ulusal basın! (Yasin Topbaşlı)

 Sakın ama sakın bilmeden yazma yerel ve ulusal basın!

Tüm türkiyenin anadolu derbisi diye nitelendirdiği tribünlerinin ateşli ve bir o kadarda iyi olduğu düşünülen bursaya düştü yolumuz fikstür icabı.

Son otobüs ile sakaryadan sakaryasporlular derneği yetkililerinin içinde bulunduğu otobüs ile yola cıktık en son biz varalım arkamızda kimseyi bırakmayalım gerekirse biz kalırız sakaryada diyerek yola koyulduk.

Arama noktasına vardığımızda bursada emniyet tarafından çok iyi bir şekilde karşılandık hatta bizim iyi niyetimizden şüphe etmeyen emniyet yetkilileri bizlerin bir kısmını aramadan maça yetiştirmek için yoğun bir caba sarf ederek direk stada götürdü biletimizi alıp içeriye girdik.

Daha bilet gişesinde bursaspor yönetiminin tutumu anlaşılır gibi değil dedik. Nedeni ise iki giriş kapısı olmasına rağmen sakaryaspor seyircisine ızdırap cektirmek, yıldırmak ve maça geç sokarak bir an olsun desteğimizi bizden esirgemeleri olarak algıladık.

İçeride hersey süt liman takımımızı desteklerken sol bölümdeki açık tribünde yaşları en büyüğünün 19 en küçüğünün ise 15 olabileceğini tahmin ettiğim pale'ler(Çocuklar) ankaragücü atkıları Türk bayrakları ile kışkırtma çabası içerisine girmişlerdi bile.

Edilen küfürlere bir noktaya kadar alkış ile karşılık verip onları muhatap kabul etmediğimizi anlamış olacaklar ki farklı bir metod ile nereden bulduklarını anlamadığımız taşlar üzerimize yağmaya başladı. Sadece taş olsa yine iyi Davul tokmağı, Levye evet yanlış duymadınız demir levye ve pet şişe. Taşların büyüklüğünü anlatabilmem için sizlere örnek vermem lazım.

Bir insanın alın denilen bölgesi saçla birleştiği noktadan iki yerden nasıl yarılabilir sizce ?

Ben kendimce ilk gördüğümde şöyle yanıtladım :

Ya bu adam çok şanssız iki taş birden yedi.

Yada taşın ebatı(boyutu) iki kısmı birden yaracak kadar büyük ve düştüğü yerde insanı öldürebilecek biçimde.

Evet yanılmadım aynı otobüste geldiğim renkdaşımdan başkası değildi bu arkadaş. Otobüste sorabildim o hengamede soramadığım soruyu nasıl iki yerden birden yarıldı kafan diye 4 bir yerden 3 bir yerden dikiş yiyip hastahaneden geldi maçın bitimine doğru verdiği cevap ise bursaspor taraftarının(onlara taraftar deniyorsa) bizler ile ne derece ilgili olduklarının ve organize ataklarının bir kanıtıydı adeta. Kaya taş demeye dilim varmıyor o cisim kayaydı diyor arkadasım iki elini açıp avuclarının içine sığacak büyüklükte bir kayanın denk geldiğini söylüyordu. Ne gözlerim inanabildi bu olaya ne kulaklarım duyduğuma.

Her insanın bir sabır derecesi olacak ki numaralı tribünde şeref tiribünü diye şerefli(!) insanları oturttukları yerden yükselmeye başladı küfür, hakaret ve kışkırtma dolu ithamlar. Etraflarındaki polislere aldırmadan tel örgü arkasından delikanlılıklarını göstermeye kalkışan bu insanlıktan nasibini almamış yaratıklar küfürler ile kışkırtırken arkamızdaki açık kale arkasından taş yağmaya devam ediyor bir yandanda kafamızı kolluyorduk.

Ya ambulans içerisinde yaralıya yardım etmekle yükümlü olan hasta bakıcı mı dersiniz doktor yardımcısı mı yoksa pratisyen hekim mi kimliği ne idüğü belirsiz insan müsfettesi ? Tel örgüler arkasındaki taraftarlarımıza ellerini kollarını göstererek siz göreceksiniz deme cesaretini gösterip bizleri galeyana itmesi sabır derecemizi ölçmesi ? Hepsi bir yere kadardı.

Polise atılan taşları gösteriyoruz ellerine alıyorlar tel örgülerin dışında yere atıp bizlere cevap bile vermeden(yada verenlerin ne yapalım diyebilenleri ile sınırlı kalanlar) sırtlarını çevirmeleri bizleri çıldırttı, delirtti bu kadar olur dedirtti adeta.

En son 10-12 yaşlarındaki bir kardeşimiz  kırılan bir koltuk ile basını kollamaya kalkarken polis tarafından joplanınca film koptu.

O dakikadan sonra ne polisin bizi kollamaya, korumaya yönelik bir cabası olduğunu gördük, anladık nede olmadığını. Acımasızca kalkan jop arkasından tsc ve supporters diye adlandırılan tribün gruplarının vur vur diye tempo tutuşunun ve küfürler edilişinin elbet bir tribün kültürü tarihinin tozlu sayfalarında yer almasına sebep oldu.

Bizler yerel yada ulusal basında olayın iç yüzü bilinmediği sürece koltuk kıarn, klübünün her türlü zararının arkasından sivrilen, tribünde terörist(!) tipli varlıklar insanlar olarak algılanacağımız kesin. Ancak şunu söyleyebilirim ki orada kim olursa olsun o atmosferi gençlik yıllarında yada daha önce bir kez dahi yaşamadıysa yazmaya, karalamaya, TATANGALAR isminin düzlüğe çıkması için uğraş verenlere bunları yapmaya hakkıda, haddide yok !

Sakın ama sakın bilmeden yazma yerel ve ulusal basın !

Bizler ne aptal, nede kışkırtmalara gelen 17/18 yaşlarında cahil çocuklarız nede klubünün zararı ile haz alan tipleriz. Biz sadece takımımıza her yerde onların yanında olduğumuzu onlara hissettirmeye ve yürekleri ile bu takıma sahip çıkmaya çalışanlarız.

Saygı ve Sevgilerimle.

Yasin Topbaşlı 


Salı, 12 Eylül 2006 - Okunma sayısı: 1545
 
< Önceki   Sonraki >


© 2005 - 2008 Sakaryamiz.NET
Colors & Graphics designed by enderden