|
Biri bana bunun hesabını vermeli..!
Uykusuz geceler, yapılan toplantılar, toplanan
paralar ile hazırlatılan pankartlar, "Sakaryaspor için ne yapabiliriz?"
demekten bir an kendini alamayan, ramazanda aç mideye düşen yemeği bir masada
paylaşan sevdalılar...
"Ülkesinin derdi benim derdim" derken, "Sivil toplum örgütü
nasıl olur, olunur?" sorusunun cevabını tüm türkiyeye vermek için çaba
sarf eden. Sahada alınan kötü sonuçlarla, çıkan takımının her zaman arkasında
olduğunu yinelemekten çekinmeyen bir taraftar bütünü düşleyin...
Hafta içi "Bu takımın arkasında durmalıyız.. Biz başkalarından farklıyız"
diye hepimiz bir bütün olmuş maç saatini beklerken..... Olanlar hiç de kulağa,
göze hoş gelir vaziyette değil...
Olay artık "ayıp, isyan, yeter!" boyutuna geldi. İnsanlar vakit ve
gönül işlerinden feragat ederken, paralarını tıkır tıkır alıp hiçbir sorunları
yokmuş gibi hareket eden, tesislerde davul çalıp oynayacak kadar keyifli
gözükebilen, geldiği takımın, giydiği formanın, taşıdığı rengin farkında
olmayan, hatta ve hatta bulunduğu şehre ihanet edebilecek derecede hareketler
ile bugün taraftarların ve şehrin bu hali almasında baş rol oynayanların, yarın
bizlere hesap verme zamanı gelmiştir!
Çünkü bizler görevimizi layıkı ile yaparken, dün takım 5 hafta puan yüzü
görmediği halde bile idmana giderek, onların arkalarında olduğunu belirtmemize
rağmen ortada işin bilincinde, ciddiyetinde olmayanlar dolanıyor...
Ben "Size güveniyoruz" diyorsam, benim şehrim size olan güvencini
göstererek o stadı tam olmasa da doldurup, bayrama mutlu girmenin heyecanını
yaşıyorsa;
Senin sahada ruhsuzca gol atamamanın sebebini aramamalı.. Kiralık gelen bir
futbolcu "Takımı değil de şehri satmış olabilir mi?" sorusunu aklına
getirmemeli.. Okan denen futbolcunun 4 hafta sakat olduğu haberini yayan
yönetim yada teknik ekip, bugün sahaya nasıl bu futbolcuyu sürdüğünü
açıklayabilmeli.. Şehir, taraftar nasıl onlara olan inancını gösterip görevini
yaptıysa, onlarda çıkıp şehirden bizden nasıl özür dileyeceklerinin hesabını
yapabilmeli, kalbimizi kazanabilmeli.
Yakmak, yıkmak, dövmek, idman basmak, baskı kurmak, terimlerine her zaman karşı
çıkan biriyken, artık kredi falan kalmadığını da göz önünde bulundurarak; "Bu
yöntemlere başvurmakta geç mi kalındı acaba?" sorusunu sorar oldum
kendime..
"Üstüme düşen neyse yapmaya hazırım!" diyen o kadar çok arkadaşım,
sinirlenen renkdaşım var ki anlatamam, kimi nasıl tutabilir, zaptedebiliriz
bilmiyorum.
Allah Futbolcu ve yönetimdekilerin sonunu hayır eylesin!
Ama biri bana bunun hesabını da versin ....!
Yasin Topbaşlı - Sakaryamiz.NET
Pazar, 22 Ekim 2006 - Okunma sayısı: 768 |