|
Kar yağıyor, soğuk insanın iliklerine işliyordu... Bir avuç Uşaklı zor şartlara rağmen takımlarını desteklemeye çalışıyordu. Bu sırada Sakarya taraftarlarının yaptığı tezahürat, bence sonuçtan da, puandan da önemliydi.
14.02.2006
Bugün saha içiyle değil, bir tribün güzelliğiyle yazıma başlamak istiyorum. Görevim gereği bazen Süper Lig bazen de alt kategorilerin maçlarını izliyorum. Hava şartlarındaki olağanüstülük bir Süper Lig maçına gitmemi engelledi. Ben de boş duracak değilim, �ver elini Sakarya� dedim. Hani herşeyde bir �hayır� vardır derler ya, iyi ki de gitmişim. Pazar günü Sakarya�da iki centilmen takımın sportmence mücadalesini izledik. Ama bu mücadeleden daha güzel bir olay tribünlerde oldu. Hava karlı ve soğuk mu soğuk. Bir avuç taraftar Uşak�tan kalkıp gelmiş, açık tribünde takımlarını destekliyor. Birden Sakaryaspor�un meşhur Tatangaları�nın olduğu kapalı tribünden bir tezahürat, �Yönetim uyuma, Uşak�ı kapalıya al�. Gerçekten yıllardır duymadığım ve de ilkinde şaşkınlıktan anlayamadığım bir tezahürat... Şaşkınlığımın sebebi; böyle bir hareketi Sakaryaspor taraftarının yapması değil. Gerçek sebebi hep alışmışız vurdulu - kırdılı sloganlara, o nedenle böyle bir olumlu tezahürata kulaklarımız bile hazır değilmiş, onu anladım. Ve ardından yönetim bu güzelliğe aynı güzellikte karşılık verdi. Güvenlik güçleri Uşakspor taraftarını maç oynanırken sahanın içinden geçirerek kapalı tribüne yerleştirdi. İnanın o kadar mutlu oldum ki, bilemezsiniz. Bize bu güzelliği yaşatan ve gösteren Sakaryaspor taraftarını kutluyorum. Ve maç sonrası iki takım taraftarı yiyip - içip, dostça vedalaştı. Belki bazıları diyebilir, �nasıl olsa galip gelecekleri bir maçtı� diye. Bence burada insanlık yatıyor. Gerçekten de biliyorum ki, sonuç ne olursa olsun, Sakaryaspor taraftarı bu jesti yapardı. Peki bu hareketi başka takım taraftarları yapmaz mı? Bence bundan sonra yapacaktır. Çünkü Türk insanın içinde iyilik ve merhamet duygusu her zaman galip gelir. Yeter ki doğru yönlendirilsin. Sakarya seyircisi belki de bir ilki gerçekleştirdi ve bütün Türkiye�ye önemli bir fair play mesajı verdi, darısı diğer tribünlerin başına diyelim. Keşke bu iki takım da Süper Lig�de olsaydı, niye biliyor musunuz? Eğer ki, bu olay bir Süper Lig maçında yaşansaydı, pazar akşamı ve takiben o hafta bütün kanallar bangır bangır yayın yapardı. Ne yazık ki, 2. liglerimize verilen önem(!) yüzünden, böyle fair playlik bir olay, bizlerin satırları arasında, �baki kalan gök kubbede hoş bir seda� misali, kaybolup gidecek. Ama her iki takım taraftarı unutmasın ki, bulunduğum her platformda bu güzelliği elimden geldiğince yaşatmaya ve duyurmaya devam edeceğim. Ah! Haluk Ulusoy veya danışmanları zahmet edip de şu satırları bir okusa, sanırım �geç kalmış naklen yayın işini bir an evvel çözer� diye umut ediyorum. Şu maçı bir kanal yayınlamış olsa, düşünün futbol kamuoyundan gelecek olumlu tepkileri. Hani biz yine o depremdeki unutulmaz bağırışı yineleyip � Şışt! orada kimse var mı?� diye federasyona seslenmeye devam edeceğiz. Gelelim haftanın maçlarına: Üst tarafta fazla bir değişiklik yok. Bu hafta fazla bir sürprize tanık olmadık. Ancak alt sıralardan kurtulma savaşı ayrı bir renk katacak gibi. Tunç Kayacı
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Salı, 14 Şubat 2006 - Okunma sayısı: 3771 |