|
Harakiri (Gülengül Altınsay) |
Harakiri
Gülengül Altınsay
Birazcık
Sakaryalı olduğum için Sakaryaspor’un şu durumu için gerçekten üzgünüm.
Ama böyle bir rakip karşısında bile “Beşiktaş rahat kazanır”
diyebiliyor musunuz? Ben diyemiyorum. Üstelik Beşiktaş’ın ligin en az
gol yiyen takımı olmasına rağmen. Topla fazla vakit geçirebilmelerine
rağmen...
Gol yememek işin yarısı. Kazanmak için gol atmanız
gerek. Hele şampiyon olacaksanız bol gol atacak, işi rastlantılara
bırakmayacaksınız.
Siyah-Beyazlılar ise zor gol yiyor ama zor da
atıyor. En önemli sorunları pozisyon yaratmada zorluk çekmeleri. Çünkü
topu hızlı kullanamıyorlar. Gereksiz paslar yapıyorlar, kolay top
kaybediyorlar. Tigana çözüm için Burak’ın hızını kullanmak istiyordu
son haftalarda. Burak dün ilk yarı iki önemli pozisyonla hocasını haklı
çıkarır gibiydi. Ama nasıl bitireceğini bilmiyorsan pozisyona girmişsin
ne fayda! Bobo’yla başlansaydı Beşiktaş Sakarya karşısında farka bile
gidebilirdi ilk yarı bence. Ancak Tigana, Delgado ve Ricardinho’dan
vazgeçmeyince tek santrforla çıkarıyor takımı sahaya. İlk tercihi hep
Nobre oluyor. Oluyor da işte gol duran toptan, savunmacı İbrahim
Toraman’ın kafasından geliyor.
Öylesine durgun ve futbolsuz
başladı ki maç yabancı biri gelse pozisyona girmekte daha istekli olan
Sakaryaspor’u, şampiyonluğa oynayan Beşiktaş sanabilirdi. Bu hali
‘takımlar arasındaki farkın azalması’ gibi iyimser yorumlayanlara
Avrupa performansımızı hatırlatmak isterim... Maç zevksiz, pozisyonsuz
geçip giderken birden uyandırıldık. Önce hakem Bülent Yıldırım’ın
Sakarya aleyhine verdiği faul kararlarıyla, ardından Evren’e gösterdiği
kırmızı kartla. Sonrasında tribünler de sahadaki futbolcular da
hareketlendi birden. Hareketlilik Kartal’a yaradı. 44’te kazandıkları
korner İbrahim Toraman’nın kafasından gole dönüştü... Günümüzde savunma
oyuncularını sadece kallelerini koruma becerileriyle değil, atak ve gol
hevesleriyle değerlendirmek gerektiğini bir kez daha gördük.
Beşiktaş
ikinci yarıya Bobo’yla başladı ama ikinci golü bulacak canlılığı ve
ısrarı bir türlü gösteremedi. Üstelik kaleci Martinez dışında Sakarya
fazla bir direnç de gösteremiyordu. Dakikalar ilerledikçe Beşiktaş
klasik, ‘1-0’ın üzerine yatma’ havasına girdi.
Maçın başından
beri Beşiktaş sol kanadında çok rahat oynayan Cangele taç çizgisinde
slalomla geldi. Rico dokunmadı ve Arjantinli sert vurdu. Top
Beşiktaşlıya çarpıp kaleye girdi ama altıpasa yığılırsanız böyle goller
yersiniz. Bitime 5 dakika kala gelen beraberlik golü Beşiktaş’ın yoluna
taş koydu. Bugün oynayacak Fenerbahçe’ye de rahatlama fırsatı oldu.
Kırmızı
karta dönersek; hakemin oyunu devam ettirmek yerine kesip Evren’e
ikinci sarıdan kırmızıyı göstermesi gerekmiyor muydu? Kırmızının
avantajı olur mu? Ya oyun devam ettiğinde Evren kalesinden gol
çıkarsaydı ya da gidip gol atsaydı, ne olacaktı?
Pazar, 15 Nisan 2007 - Okunma sayısı: 280 |